Birol, Orta Doğu’daki savaşın enerji piyasalarındaki etkileri ve bu konudaki öngörülerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Uzun yıllardır dünya ekonomisinin bu kadar dar bir boğaza bağlı olmasının “akıl karı” olmadığına dikkati çektiklerini söyleyen Birol, Hürmüz Boğazı’nın kapanması halinde ekonominin felce uğrayabileceği uyarısında bulunduklarını anlatım etti.Birol, büyüklüğü 110 trilyon doları aşan küresel iktisat için Boğaz’ın kapalı olmasının aka bir enerji güvenliği riski yarattığını dile getirerek, tüm ülkelerin bundan sonrasında kısa ve orta vadede neler yapılabileceğine ilişkin planları düşünmeye başladığını dile getirdi.Kısa vade açısından petrol arzında günlük 13 milyon varil ham petrol kaybı olduğu bilgisini veren Birol, şöyle devam etti:”Dünyanın günlük petrol talebinin 100 milyon varil seviyesinde olduğunu düşündüğümüzde, 13 milyon varil aka bir kayıp. Doğal gaz tedarikinde de 100 milyar metreküp civarında bir yitik var. Tüm ikisine baktığımızda, şimdiye kadarki enerji krizlerinin toplamından daha aka bir krizle karşı karşıyayız. Bu sadece bir petrol ve gaz krizi de değil, dünya ekonomisi için son radde hayati önemde olan bazı emtialar açısından da zor bir hal söz konusu. Gübre, sülfür, helyum ve petrokimya ürünleri gibi arz zincirleri için kritik önemdeki emtialar açısından da fazla aka bir örneğin var.”200 PETROL VE 10 LNG TANKERİ BOĞAZ’IN AÇILMASINI BEKLİYORBirol, Körfez bölgesinde halihazırda 200’ün üzerinde ham petrol ve petrol ürünleri tankeriyle 10 sıvılaştırılmış tabii gaz (LNG) tankerinin dolu beklediğini belirtti.Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla bu arzın piyasaya geleceğini ve bir nebze rahatlama görülebileceğini anlatım eden Birol, “Ancak Hürmüz Boğazı güvenli ve herkesi ikna edecek şekilde hemen açılsa bile petrol ve tabii gaz arzının cenk öncesine dönmesini beklemek iyimserlik olur. Elimizdeki en güncel veriler gösteriyor ki petrol ve gaz sahaları, rafineriler ve LNG terminalleri iç 84 enerji tesisi şu anda hasar görmüş vaziyette. Bunlardan 34 tanesi de ciddi ve fazla ciddi hasar görmüş halde. Bu tesislerde üretimin normal seviyeye dönmesi en az 2 yıl sürebilir, bazıları için bu süreç 2 yılı da geçebilir.” dedi.”OYNAK BİR PETROL PİYASASINA HAZIR OLMAK GEREK”Birol, petrol piyasalarına yönelik öngörülerini de paylaşarak, fiyatları belirleyecek en önemli etkenin Hürmüz Boğazı’nın açılması ve bundan sonra da aleni olacağının tüm aktörler tarafından güvence altına alınması olduğunu söyledi.Ancak bu şekilde sigorta şirketlerinin gemileri sigortalayacağını ve ticaret akışının sürebileceğini dile getiren Birol, “Hepimizin önümüzdeki aylar için oynak bir petrol piyasasına amade olması lazım. Petrol fiyatlarının yüksek olması bilhassa gelişmekte olan ülkeler için aka risk. Petrol fiyatlarının yüksek olması, birçok gelişmekte olan ülkede hem enflasyonun hızlanmasına yol açacak hem de hariç ticaret açığının büyümesine sebep olacak. Benim en aka korkum, bu durumun birçok ülke için hariç borç girdabı yaratma riski.” diye konuştu.Birol, geçen hafta Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası başkanlarıyla ortak bir acil kriz koordinasyon grubu oluşturduklarını anımsatarak, bu grubun bilhassa gelişmekte olan ülkelere direkt mali ve rehberlik desteği verilmesi konusunda çalışacağını söyledi.”TÜRKİYE İÇİN BİRKAÇ ALTERNATİF VAR”Savaşla beraber tüm ülkelerin alternatif arayışının hızlandığını, alternatif petrol ve gaz güzergahları, teknolojiler, yakıtlar ve enerji partnerlerinin gündeme geleceğini belirten Birol, “Bu kapsamda Türkiye’nin önünde birkaç alternatif var. Türkiye’nin bakması gereken alternatif projelerden biri Basra ile Ceyhan arasında bir boru hattı ve mevcut boru hattının daha da geliştirilmesi. Diğeri de gene Bakü-Ceyhan boru hattının daha da genişletilmesi olabilir.” dedi.Birol, bu dönemde gündeme gelebilecek projelerin siyasi, finansal ve yasal olarak sağlam bir zeminde oluşturulması gerektiğinin altını çizerek, “Birçok proje birbiriyle rekabet halinde olacaktır. Ama ülkemizin avantajı, Türkiye’ye gelecek olan petrol ve gazın hem Akdeniz hem de Avrupa’ya taşınma ihtimali. Bu da fazla önemli bir avantaj.” değerlendirmesinde bulundu.BÖLGEDEKİ ENERJİ TESİSLERİNDEKİ DURUMABD/İsrail-İran Savaşı’nın 28 Şubat’ta başlamasının ardından gerçekleştirilen saldırılarda, Orta Doğu’daki enerji altyapısı önemli ölçüde hasar gördü.Bunlar arasında dünyanın en aka LNG üreticilerinden Katar’da, QatarEnergy’e ait Ras Laffan ve Mesaieed sanayi şehirlerindeki LNG üretim tesisleri yer alıyor.Ayrıca, Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak iç bölgedeki ülkelerde birçok tesiste önemli altyapı sorunları meydana geldi.Kaynak: AA
TEKNOLOJİ HABERLERİ
Az önceEKONOMİ
Az önceEKONOMİ
Az önceTEKNOLOJİ HABERLERİ
Az önceEKONOMİ
Az önceEKONOMİ
Az önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
1 saat önce
1
Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler
67803 kez okundu
2
Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler
67801 kez okundu
3
Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler
67746 kez okundu
4
15 hisse hedef fiyatını yükseltti
15690 kez okundu
5
HSBC, havacılık hisselerini mercek altına aldı
6091 kez okundu