DOLAR 44,8950 0.23%
EURO 52,8913 -0.09%
STERLIN 60,8054 0.01%
ALTIN 6.965,351,07
BIST 14.587,932,72%
BITCOIN 34639303.5142%
Gaziantep
13°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Reklam
Reklam
IMF’den Türkiye’nin ekonomi programına övgü
101 okunma

IMF’den Türkiye’nin ekonomi programına övgü

ABONE OL
Şubat 14, 2026 10:00
IMF’den Türkiye’nin ekonomi programına övgü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Uluslararası Para Fonu İcra Direktörleri Kurulu, Türkiye ile 2025 yılı 4. madde konsültasyonunu tamamladı.IMF’den yapılan açıklamada güçlü mali konsolidasyon, ihtiyatlı gelir politikaları ve sıkı nakit politikası duruşu sayesinde enflasyonun Eylül 2024’teki yıllık yüzde 49,4’ten Aralık 2025’te yüzde 30,9’a gerilediği kaydedildi.Açıklamada, “2024 yılı 4. madde konsültasyonundan bu yana Türkiye’nin dezenflasyon programı başarılar gösterdi” ifadesi kullanıldı.2024 yılının ortalarında yaşanan geçici yavaşlamanın ardından Gayri Safi Yurt İçi Hasıla büyümesinin güçlü kalmaya devam ettiği belirtilen açıklamada büyüme oranının 2025’te yüzde 4,1 olduğunun tahmin edildiği kaydedildi.Türk lirasına olan talebin güçlendiği, bunun uluslararası rezervleri desteklediği ve cari açığın yeterli düzeyde finanse edilmeye devam ettiği aktarıldı.”SIKI PARA POLİTİKASININ DEZENFLASYONU DESTEKLEMESİ BEKLENİYOR”Sıkı nakit politikası, ılımlı ücret artışı ve umumi olarak nötr maliye politikasının kademeli dezenflasyonu desteklemesinin beklendiği vurgulanan açıklamada, “Mevcut siyaset bileşimi, dezenflasyon ile istikrarlı büyümeyi dengelemeye devam ediyor” değerlendirmesinde bulunuldu.İç talebin güçlü kalmasıyla 2026 yıl sonu enflasyonunun yıllık bazda yüzde 23 olmasının beklendiği belirtilerek siyaset faizinin daha da düşürülmesi ve artan güvenin etkisiyle büyüme oranının 2026’da yüzde 4,2 olmasının öngörüldüğü kaydedildi.Ayrıca açıklamada cari açığın yeterli düzeyde finanse edilmeye devam edeceği, mevduat sahiplerinin güveni ve güçlü altın fiyatlarının ise rezervlerin IMF’nin yeterlilik ölçütünün yüzde 80’i civarında kalmasını sağlayacağı aktarıldı.Büyümenin sağlam kalması ve enflasyonun düşmesi beklenirken bu yaklaşımın riskler ile maliyetleri de içerdiğine işaret edilen açıklamada küresel ticarette süregelen belirsizlik ve bölgesel çatışmalar nedeniyle hariç risklerin yüksek kalmaya devam ettiği anlatım edildi.Enerji fiyatlarındaki artış veya olumsuz hava olayları gibi aksi bir şokun gerçekleşmesinin yüksek enflasyon dönemini daha da uzatabileceği belirtilerek, ayrıca dezenflasyona ilişkin kademeli yaklaşımın finans sektörünü olumsuz etkilediği ve verimlilik artışını yavaşlattığı aktarıldı.İDDİALI YAPISAL REFORM VURGUSUAçıklamada IMF İcra Direktörleri Kurulu’nun değerlendirmelerine de yer verildi.Türkiye’nin dezenflasyon politikalarının önemli başarıları nedeniyle yetkililerin takdir edildiği bildirilen açıklamada bu politikaların makroekonomik dengesizlikleri azalttığı, güveni artırdığı ve güçlü büyümeyi koruduğu aktarıldı.Enflasyonun halen hedefin üzerinde seyrettiği ve ekonominin şoklara karşı kırılgan olduğuna değinilerek dezenflasyonun kalıcı hale getirilmesi, hariç tamponların daha da güçlendirilmesi ve kapsayıcı orta vadeli büyümenin desteklenmesi için daha sıkı bir makroekonomik siyaset bileşimi ile iddialı yapısal reformların gerekliliği vurgulandı.Geçen yıl gösterilen güçlü mali gayret nedeniyle yetkililerin takdir edildiği kaydedilen açıklamada dezenflasyonu desteklemek amacıyla mali sıkılaştırmanın da sürdürülmesi gerektiği belirtildi.Vergi tabanının genişletilmesi ve uyumun artırılmasına yönelik tedbirlerin rolüne işaret edilerek enerji sübvansiyonlarının kademeli olarak kaldırılması yoluyla harcamaların rasyonelleştirilmesine yönelik ilave çabaların önemine dikkat çekildi.Mali meydan genişledikçe ilave kaynakların sosyal önceliklere yönlendirilebileceği anlatım edilen açıklamada ücret politikalarının enflasyon hedefleriyle tam uyumlu hale getirilmesinin ve kamu-özel işletmeleri ile kamu iktisadi teşebbüsleri üzerindeki gözetimin güçlendirilmesinin desteklendiği vurgulandı.”FİNANSAL SEKTÖR SAĞLAMLIĞINI KORUYOR”Genel olarak kararlı bir dezenflasyon sağlamak için daha sıkı nakit politikası çağrısında bulunulduğu, ancak siyaset faizi ayarlamalarının verilere bağlı kalması ve makrofinansal etkilerinin dikkate alınması gerektiği kaydedildi.Merkez Bankası bağımsızlığı ile iletişiminin önemine değinilen açıklamada döviz müdahalelerinin oynaklığı yumuşatmakla sınırlı tutulmasının ve enflasyon beklentileri daha iyi çıpalanıp rezerv tamponları toparlandıkça döviz kurunda daha fazla esnekliğe kademeli olarak ruhsat verilmesinin tavsiye edildiği aktarıldı.Yetkililerin piyasa stresine hızlı ve etkili müdahalesi sayesinde finansal sektörün sağlamlığını koruduğu belirtildi.Yüksek seyreden döviz likidite riskleri açısından ihtiyatlılığın sürdürülmesi gerektiği vurgulanan açıklamada kontrol ve çözümleme çerçevelerinin güçlendirilmesine yönelik devam eden çalışmaların desteklendiği bildirildi.Verimliliği, dayanıklılığı ve orta vadeli büyümeyi artırmak amacıyla yapısal reform çağrısında bulunulurken, öncelikli alanlar sıralandı.EKONOMİK TAHMİNLERTürkiye ekonomisine ilişkin tahminlere de yer verilen açıklamada Türkiye ekonomisinin 2027’de yüzde 4,1 ve 2028-2031 yıllarında yüzde 4’er büyümesinin beklendiği bildirildi.İşsizlik oranının 2026’da yüzde 8,3, gelecek yıl yüzde 8,7 ve 2028-2031 döneminde yüzde 9,1 olacağının öngörüldüğü anlatım edildi.Enflasyonun gelecek yıl yüzde 19’a gerileyeceğinin, daha sonra 2031’e kadar yüzde 15 olacağının tahmin edildiği aktarılan açıklamada cari açığın Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya oranının 2026-2028 döneminde yüzde 1,4 ve 2029-2031 döneminde yüzde 1,5 olmasının beklendiği kaydedildi.Kaynak: AA / Dilara Zengin Okay – Ekonomi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.