DOLAR 44,8942 0.06%
EURO 52,9192 -0.03%
STERLIN 60,8261 0.05%
ALTIN 6.881,91-1,02
BIST 14.484,07-0,01%
BITCOIN 34079720.81531%
Gaziantep
16°

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Reklam
Reklam
Bakan Fidan: Suriye’nin tekrar kaos alanı olmasına müsamaha göstermeyiz
89 okunma

Bakan Fidan: Suriye’nin tekrar kaos alanı olmasına müsamaha göstermeyiz

ABONE OL
Aralık 10, 2025 20:00
Bakan Fidan: Suriye’nin tekrar kaos alanı olmasına müsamaha göstermeyiz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ” Suriye’nin yine bir kaos alanı olmasına Türkiye olarak müsamaha göstermemiz olası değil” dedi.BAKAN FİDAN’DAN “SURİYE” AÇIKLAMASIDışişleri Bakanı Hakan Fidan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nda (SETA) düzenlenen ‘Bir Yılın Ardından Suriye : Toparlanma ve Yeniden İnşa’ konferansına katıldı. Bakan Fidan, Suriye’de çatışmanın devam etmemesi, yıkımın olmaması ve yerinden edilmelerin olmaması için Rusya ve İran’la Astana sürecini başlattıklarını anımsatarak şunları söyledi: “Bu süreç, diplomatik manada gerçekten örnek alınması gereken bir süreç. Çatışan taraflar adına hareket eden güçlerin, destekleyici güçlerin bir araya gelip belli bir anlayış birliğine ulaşıp, bunu çatışmaları durdurma noktasında bir pratiğe dönüştürmeleri, gerçekten yakından bakılması gereken bir durum.”ERDOĞAN VE PUTİN’İN DİPLOMASİSİNİN FEVKALADE ÖNEMİ VAR”Özellikle kuzeydeki muhaliflerin yer aldığı çizgide bir meydan oluşturulması ve bu alana geçilmemesi, muhaliflerin de gerginliği azaltma bölgesinin daha güneyine inmemesiyle ilgili durumu Astana süreciyle oluşturduk. Burada Cumhurbaşkanımızın, Sayın Putin’in yürüttükleri liderler diplomasisinin fevkalade önemi var. O devre MİT’teydim; yapılan görüşmeler, alınan kararlar, daha sonra onların hayata geçirilmesi, tarafların belli bir çizgide tutulması, çatışmanın daha fazla olmaması fevkalade önemliydi.Eğer biz o süreci diplomatik bir maharetle yönetmeseydik, kuzeyde yaşayan 5 milyon Suriyeli kardeşimiz, içerideki 3 milyon Suriyeliye ilaveten, Türkiye’ye gelme durumunda kalabilirlerdi. Çünkü Rus, İranlı milisler ve rejim güçleri yukarıya doğru ilerleme durumunda olabilirdi. Bugün ortaya koyduğumuz askeri, istihbari, diplomatik, ekonomik dayanışmayı da içeren tüm çabaların, aslında belli bir koordinasyon içerisinde, Suriye sahasında belli bir dengede götürülmesi zaten üretilmiş olan problem alanını bizim için daha da büyümekten alıkoydu.””KOMŞULARI VE BÖLGE İÇİN TEHDİT OLMASINLAR”Türkiye’nin, Şam yönetiminden beklentilerine değinen Fidan şu ifadeleri kullandı: “Bir komşuları için, bölge için tehdit olmasınlar. İki herhangi bir terör örgütüyle, terör faaliyetiyle ve öbür bir ülkeye ziyan veren bir terör grubuyla iletişim içerisinde, amel birliği içerisinde olmasınlar. Üç, ülke bölücü bir gündemde değil, tüm Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini savunacak ve bunun peşinden gidecek bir anlayışın peşinde olacak. Dört, bunu olası kılmak için tüm hazırlıkların, tüm halkın, tüm toplumsal kesimlerin içeriye alındığı, bunların işkenceye, baskıya, zulme tabi tutulmadığı bir anlayış olacak.”MENFAAT GELECEKSE BERABER İSTİFADE EDELİM”Dedik ki; ‘Bunları biz onlarla konuşalım, kabul ederlerse buradan yolumuza devam edelim. Etmezlerse beraber tavır koyalım, ederlerse beraber destekleyelim.’ Biz aslında bölgede herhangi bir ülkenin öbür ülkeyi domine etmesinin ilkel olduğunu, yani milli devletler çağında bölgemizde yeni bir anlayış, yeni bir dayanışma hukukuna, yeni bir amel birliği hukukuna ihtiyacı olduğunu, sorunları beraber ortaklaşa çözmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Risk varsa beraber paylaşalım, menfaat gelecekse de beraber istifade edelim.Yoksa bir ülkenin eski bir zihniyetle bölgeyi ‘güç kullanarak’ domine etme arayışını biz her zaman için aslında fazla tarihte kalmış bir strateji olarak gördük. Bunun peşinden koşanların, yani ne kadar aka devlet olursa olsunlar geldikleri zaman aslında aka zararlar ederek çıktıklarını da gördük. Şimdi bölgemizde olan bu kadar olaydan ders almayıp, yeni bir strateji üretmeden hareket etmek gerçekten aslında aka bir yitik olurdu.”‘BELİRSİZLİK KALDIRILMIŞ OLDU’Fidan, Suriye’deki yeni yönetimin bölge ülkeleriyle amel birliği yaparak yola çıkmasının, bölgesel tepkilerin önüne geçtiğini söyleyerek, şunları kaydetti: “Şimdi bundan sonra birkaç tane husus var. Ülke fırsatları da barındırıyor, riskleri de barındırıyor. Ama herkes şunun farkında; kaos içerisinde olan, cenk içerisinde olan, düzensizlik içerisinde olan bir Suriye, sadece Suriye değil, bu formatı hangi ülkeye koyarsanız koyun birkaç tane şey üretiyor. Bir fiziki emniyet tehdidi üretiyor. Terör örgütlerine hane sahipliği yapmak zorunda kalıyor ve çatışmalardan ötürü milyonlarca insan yerinden ediliyor, mülteci olarak öbür ülkelere gidiyor.”HİÇBİR ÜLKEDE 2 SİLAHLI UNSUR OLMAZ”YPG’nin durumunun şu lahza ellerindeki sorunlardan biri olduğunu aktaran Fidan, “YPG ile Şam yönetimi arasında 10 Mart’ta bir mutabakata varıldı. Bunun uygulanması konusunda kabaca umumi bir takvim de ortaya koydular. Şu ana kadar birtakım somut adımlar atıldığını görmedik. Biz Türkiye olarak bu sürecin ilerletilmesini, sulh ile meselelerin çözülmesini, yeni bir çatışmanın, yeni bir karşı karşıya gelişin kimsenin lehine olmayacağını her zaman için söylüyoruz. Dolayısıyla burada sürecin diyalog yoluyla ilerletilmesi önemli. YPG’nin şunu görmesi gerekiyor. Hiçbir ülkede fakat hiçbir ülkede 2 tane silahlı faktör olmaz. Oradaki silahlı unsurlar ne olacak? Biz YPG/PKK denklemindeki konuların ne olduğunu söylüyoruz. Milli emniyet ile ilgili tarafımıza bakan hususlar var. Bunları hem süreç içerisinde söylüyoruz hem açıktan söylediğimiz konular da var. Her zaman söylüyorum, istikrarın sağlanması için bu entegrasyonun da bir lahza önce hayata geçmesi gerekiyor” dedi.”TRUMP’IN TAVRI ÖNEMLİ”Suriye yönetiminin, Türkiye ve ABD ile yakın görüşme içerisinde olduğunu söyleyen Bakan Fidan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Sayın Trump’a aslında gerçekten teşekkür etmek gerekiyor. Suriye’deki yönetime bir talih verilmesinin ve bunun desteklenmesinin, bölgenin güvenliği, istikrarı için önemli bir adım olacağı konusunda anlayış içerisinde oldular bizimle. Bu aslında önemli bir tavır. Burada bölge ülkelerinin, Arap ülkelerinin de Amerika’yla olan ilişkilerinin, telkinlerinin aka bir rolü olduğunu da ayrıca vurgulamak gerekiyor.”SURİYE’NİN TEKRAR KAOS ALANI OLMASINA MÜSAMAHA GÖSTEREMEYİZ”Umarız İsrail şu anda gerek Amerika’nın gerek Suriye’nin ortaya koyduğu teklifi kabul etmede zorlanmaz; herkesin müreffeh, eşit, özgür, emniyet içerisinde olduğu bir bölge içerisinde yaşamayı kabul eder. Yoksa tüm mücavirindeki ülkeleri kaos içerisinde görerek kendine emniyet sağlamak, sürdürülebilir bir şey değil. Bizim de kabul edeceğimiz bir şey değil. Suriye’nin yine bir kaos alanı olmasına Türkiye olarak müsamaha göstermemiz olası değil. Irak ve Suriye’de olan son 25-30 yıldaki olayların, Türkiye’ye inanılmaz aka bir maliyeti oldu.Irak’ta olan olaylardan çıkardığımız birtakım derslerle de Suriye stratejisini, Suriye’deki kaosu yönetme konusunda önemli dersler çıkardık. İsrail’le ilgili konuda hem uluslararası toplumun hem Amerika’nın hem bölge ülkelerinin verdiği mesaj aynı Filistin’de olduğu gibi. ‘Suriye’ye yönelik müdahaleden işgalden vazgeç, varsa bir mesele, örneğin bunu diyalogla, görüşmeyle hallet bir pakt ve uzlaşma zemini bul.’ Şu lahza da verilen mesaj bu. Bu risk yönetildiği zaman ben Suriye’deki öbür risklerin yönetilmesinde fazla çok bir örneğin görmüyorum.”Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.