Mehmet Yont

Mehmet Yont

11 Ağustos 2026 Salı

Bebeğin Geleceği, Annenin Sağlığı

Bebeğin Geleceği, Annenin Sağlığı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ağustos ayının ilk haftası, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de “Dünya Emzirme Haftası” olarak kutlanıyor. Bu hafta, emzirmenin önemine dikkat çekmek, anne ve bebeklerin sağlığını korumak ve emzirme konusunda bilinçlenmeyi artırmak için önemli bir fırsat sunuyor.
Emzirme, sadece bebeğin beslenmesi değil, aynı zamanda onun fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimi için hayati önem taşıyan bir süreç. Anne sütü, bebeğin ihtiyacı olan tüm besinleri en doğal ve dengeli şekilde barındırıyor. İçerdiği antikorlar sayesinde bebeği enfeksiyonlardan koruyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve alerji riskini azaltıyor. Emzirme ayrıca, anne ve bebek arasındaki bağı güçlendiriyor, bebeğin güven duygusunu artırıyor ve annenin doğum sonrası iyileşme sürecini hızlandırıyor.
Bebekler için emzirmenin faydaları sadece bebeklik dönemiyle sınırlı değil. Emzirilen çocukların, obezite, diyabet, astım ve alerji gibi kronik hastalıklara yakalanma riski daha düşük oluyor. Ayrıca, emzirmenin zeka gelişimine de olumlu katkı sağladığı biliniyor.
Anneler için de emzirmenin birçok faydası var. Emzirme, annenin kilo vermesine yardımcı oluyor, meme ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor ve postpartum depresyon riskini düşürüyor.
Emzirmenin önemi bu kadar açıkken, maalesef hala birçok anne emzirme konusunda zorluklar yaşıyor. Bilgisizlik, destek eksikliği, iş hayatının zorlukları ve toplumsal baskı gibi faktörler emzirmeyi zorlaştırabiliyor. Bu noktada, sağlık çalışanlarına, ailelere ve topluma büyük görevler düşüyor.
Emzirme Haftası, bu sorunlara dikkat çekmek ve çözüm önerileri sunmak için önemli bir platform. Bu hafta kapsamında, emzirme konusunda eğitimler, seminerler ve etkinlikler düzenleniyor. Annelerin emzirme konusunda desteklenmesi, emzirme odalarının sayısının artırılması ve emzirmeyi teşvik eden yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor.
Emzirme, sadece bir beslenme yöntemi değil, aynı zamanda bebeğin ve annenin sağlığı için vazgeçilmez bir süreç. Bu hafta vesilesiyle, emzirmenin önemini bir kez daha hatırlayalım ve anne ve bebeklerin bu mucizevi süreçten en iyi şekilde yararlanmalarını sağlayalım.

MEHMET YONT

Devamını Oku

Gaziantep’te Sıcak Alarmı: 40 Derece Kabusu

Gaziantep’te Sıcak Alarmı: 40 Derece Kabusu
0

BEĞENDİM

ABONE OL



Değerli Gaziantepliler,
Gaziantep, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra, sıcak ve nemli iklimiyle de bilinen bir şehir. Ancak bu hafta, kentimiz rekor düzeyde sıcaklıklara şahit oluyor. 40 dereceyi bulan hava sıcaklığı, hayatı olumsuz etkilerken, yetkililer de önemli uyarılarda bulundu.
Sıcak hava dalgasının etkisiyle, Gaziantep sokaklarında yürümek adeta bir çileye dönüştü. Nem oranının da yüksek olması, sıcaklığın daha da artmasına neden oluyor. Özellikle öğle saatlerinde, güneşin en dik olduğu anlarda dışarı çıkmak, sağlık açısından büyük riskler taşıyor.
Yetkililer, bu sıcak hava dalgasının sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundular. Özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik rahatsızlığı olanların, sıcak çarpması, güneş çarpması, dehidrasyon (vücuttan su kaybı) gibi sağlık sorunlarına karşı daha dikkatli olmaları gerekiyor.
Öğle saatlerinde dışarı çıkmamanın yanı sıra, sıcak hava dalgasına karşı alınabilecek diğer önlemler de şöyle:
Sıvı tüketimini artırın: Su, meyve suyu, ayran gibi içecekler bol bol tüketilmelidir. Alkollü ve kafeinli içeceklerden ise kaçınılmalıdır.
Hafif ve bol giysiler giyin: Açık renkli ve pamuklu giysiler tercih edilmelidir.
Güneş kremi kullanın: Güneşin zararlı ışınlarına karşı koruyucu kremler kullanılmalıdır.
Gölgede kalın: Mümkün olduğunca gölgede kalmaya çalışılmalıdır.
Vantilatör veya klima kullanın: Evlerde veya iş yerlerinde vantilatör veya klima kullanarak sıcak havadan korunulabilir.
Düzenli olarak mola verin: Sıcak havalarda fiziksel aktivite yapıyorsanız, düzenli olarak mola vermeli ve dinlenmelisiniz.
Gaziantep’teki sıcak hava dalgasının ne kadar süreceği henüz bilinmiyor. Bu nedenle, vatandaşların yetkililerin uyarılarını dikkate almaları ve gerekli önlemleri almaları büyük önem taşıyor. Unutmayın, sağlık her şeyden önemlidir.

Devamını Oku

24 Temmuz: Özgürlüğün ve Kalemin Sınandığı Gün

24 Temmuz: Özgürlüğün ve Kalemin Sınandığı Gün
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Temmuz ayının sonlarına doğru, 24 Temmuz’u her yıl Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak anıyoruz. Aslında bu tarih, basında sansürün kaldırılışının yıl dönümüdür. Gazetecilik, sadece haber vermek değil, aynı zamanda toplumun vicdanı, demokrasinin bir parçası ve doğruların bekçisidir. Ancak son yıllarda Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda yaşanan sıkıntılar, bu bayramı kutlamanın yerini bir burukluk ve sorgulama hali almış durumda.
Türkiye’de basın özgürlüğü, uzun yıllardır devam eden sansür, baskı ve otosansür gibi sorunlarla mücadele ediyor. Gazetecilerin hedef alınması, cezaevine girmesi, gazetelerin kapatılması gibi olaylar sıkça yaşanıyor. Bu durum, toplumun bilgi edinme hakkını kısıtlıyor ve demokrasinin temel ilkelerini sarsıyor.
Oysa özgür bir basın, sağlıklı bir demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Toplumun her kesiminin sesini duyurabildiği, farklı görüşlerin tartışılabildiği ve hükümetin hesap verebilirliğinin sağlandığı bir ortamın oluşması için özgür bir basın şarttır.
Bu 24 Temmuz’da, basın özgürlüğünü savunmak ve gazetecilerin yanında olmak her zamankinden daha önemli. Gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmeleri, baskı ve korkudan uzak bir şekilde çalışabilmeleri için gerekli yasal ve demokratik ortamın oluşturulması gerekiyor.
Aynı zamanda, okuyucular olarak da basın özgürlüğüne sahip çıkmalıyız. Güvenilir ve tarafsız haber kaynaklarına destek olmalı, yalan haberlere karşı uyanık olmalı ve basın özgürlüğünün korunması için sesimizi yükseltmeliyiz.
Çünkü özgür bir basın, sadece gazetecilerin değil, tüm toplumun hakkıdır. Özgürlüğümüzün ve kalemin sınandığı bu dönemde, basına sahip çıkmak, aslında kendi geleceğimize sahip çıkmaktır.

Mehmet YONT

Devamını Oku

Selahattin Türkmen Üyeler Ve Esnaf İle Buluştu

Selahattin Türkmen Üyeler Ve Esnaf İle Buluştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İslahiye Ticaret Odası Başkanı Selahattin Türkmen, İslahiye ilçesinde düzenlenen toplantıda İslahiye ve Nurdağı’nın önde gelen işadamlarını ve Ticaret Odası üyelerini misafir etti.

Toplantıda oda olmaktan çok aile olmanın önemini vurgulayan Türkmen katılan misafirleri ile de yakından ilgilendi.

Yenilenecek seçimlerde tekrar odayı temsil etmek için aday olduğunu da belirten Türkmen üyelerden de Daha Güçlü Nurdağı Ve İslahiye İçin çalışmalarında desteklerini istedi.

Yoğun katılımın sağlandığı gecede davetlilere İslahiye Ticaret Odasının Nurdağı Ve İslahiye için hedeflenen projelerinden bahsedildi.

Toplantıya; CAHİT ÖZPOLAT, İBRAHİM BAL, YUSUF KOYUNCU, HÜSEYİN ERDOĞAN, RESUL TOPRAK, HALİL ÇİRKİN, ALİ GELEBEK, AHMET KÖSE, SAMET CAN, NEVZAT BOZKURT, ÖZER KURT, HALİL DOĞAN, ATİLLA BAL, NURETTİN YALÇINKAYA, FATİH YUNUS, KADRİ AYDIN,ARİF YILMAZ,OSMAN AKCAN,UĞUR ALTIPARMAK,HÜSEYİN ÇİFTÇİ,MUSTAFA DOĞAN,KENAN KOCABAŞ, HASAN BASRİ YALÇINKAYA, HAYRETTİN YALÇINKAYA,HASAN DOĞAN, KAMİL BALİ,MURSEL ÇOBAN, MEHMET ÖZDEMİR,CÜNEYT SANAR, VEDAT SAZAK,BİLAL UÇAR, KENAN GÖĞEBAKAN ve İslahiye – Nurdağı’nın önde gelen esnafları katılım sağladı.

Devamını Oku

Gaziantep Boşalıyor…

Gaziantep Boşalıyor…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şehir Derin Bir Nefes Alıyor
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Gaziantep’te her yıl yaşanan o tanıdık manzara yeniden kendini göstermeye başladı. Okulların kapanması, yıllık izinlerin başlaması ve bunaltıcı sıcakların etkisiyle binlerce aile tatil rotasını Akdeniz ve Ege sahillerine çevirdi. Kimi memleketine gidiyor, kimi denizin serin sularına kavuşmanın heyecanını yaşıyor.
Şehrin cadde ve sokaklarına baktığınızda bunu hemen fark ediyorsunuz. Normal günlerde trafikle adeta kilitlenen yollar biraz olsun rahatlamış durumda. Kavşaklarda bekleme süreleri kısaldı, otoparklarda boş yer bulmak kolaylaştı. Alışveriş merkezleri, çarşılar ve işlek caddelerdeki yoğunluk ise gözle görülür şekilde azaldı.
Gaziantep, yılın büyük bölümünde üretimin, ticaretin ve gastronominin kalbinin attığı şehirlerden biri. Sanayisiyle, esnafıyla ve çalışan nüfusuyla sürekli hareket halinde olan kent, yaz tatili döneminde kısa süreli de olsa farklı bir kimliğe bürünüyor. Bu sakinlik, bir yandan şehirde kalanlara nefes aldırırken diğer yandan bazı sektörlerde işlerin yavaşlamasına neden oluyor.
Turizm bölgeleri dolup taşarken Gaziantep’ten de önemli bir ziyaretçi akışı yaşanıyor. Otobüs terminallerinde, havalimanında ve otoyollarda tatil heyecanı yaşayan ailelerin telaşı dikkat çekiyor. Herkes birkaç günlüğüne de olsa günlük hayatın stresinden uzaklaşmanın hesabını yapıyor.
Elbette tatil sadece dinlenmek değildir. Aynı zamanda aileyle kaliteli zaman geçirmek, yeni yerler görmek ve yılın yorgunluğunu atmak için önemli bir fırsattır. Yoğun çalışma temposuyla bilinen Gaziantepliler de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyor.
Ancak şehir tamamen sessizliğe bürünmüş değil. Üretim devam ediyor, fabrikalar çalışıyor, fırınlar ekmek çıkarmaya, restoranlar misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Gaziantep’in çalışkan ruhu hiçbir zaman tamamen durmuyor. Sadece temposunu biraz düşürüyor.
Birkaç hafta sonra tatilciler geri dönecek. Sahillerden, yaylalardan ve memleketlerinden dönen vatandaşlarla birlikte Gaziantep yeniden eski hareketli günlerine kavuşacak. Trafik yeniden yoğunlaşacak, çarşılar kalabalıklaşacak, sokaklar eski canlılığına dönecek.
Şimdilik ise Gaziantep, uzun zamandır özlediği sakinliği yaşıyor. Belki de bu kısa mola, hem şehir hem de insanları için yeni bir döneme daha enerjik başlamanın en güzel fırsatıdır.
MEHMET YONT

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.