Türkiye’de yapılan istatistikler , her geçen yıllar evlilik ve buna bağlı doğurganlık sayısı azalmakta olduğunu göstermektedir. Bundan altmış , yetmiş yıllarında yaşayanlar iyi bilirler ,her ailede beş ,yedi ve hatta on çocuk bulunurdu .Çocuğu olmayan aileler de Hanımlar kocalarını evlenmeye zorlarlardı., bil hassa Doğu Anadolu da.. Çünkü yaşam şartları ve inançlar bunu gerektiriyordu. Anne olma ,baba olma sevdalığı.
Yaşadığımız şu dönemde doğurganlık neden azaldı ? Bunu , aklı selim her vatandaş iyi biliyor. En başta ,hayat pahalığı, geçinememe, ekonomik şartlar…Her şeyden öncede Aile sorumluğunun azalması. Ve de inanç zayıflığı ; Gençlerde maalesef tükenmiş. Baba ve Anne olma kutsallığı. Aile sorumluğundan soyutlanmış olma. Bunun yanında ; Evlenmemek Allaha isyan etmektir. Doğurganlığı artırmak için Hükümetin ; Öncelikle ,Devletin Muasır medeniyetler seviyesinde olmasını sağlaması gerekir. Ben, acizane şu önerilerde bulunmayı yazar olarak sorumluluğumun bilincinde aşağıda görüşlerimi yazmak zorunluğunda kaldım..
Bir ; Asgari ücret; Millet vekillerinin maaşlarının net yüzde onu olmalı.
İki ; Orta öğretim mezunu sonrası okumayanlar 18 yaşında evlenmeleri teşvik edilmeli :Her evlilik teki ilk çocuk doğumunda ve en az beş çocuk doğuran anneye maddi yönden devlet desteği sağlanmalı, çocuk on sekiz yaşına kadar asgari ücretin on da biri verilmeli.
Üç ; Yüksek tahsilli gençlerde evlilik yaşı otuz ,Kızlar için yaş otuz beş geçmemeli. Evlenen çalışan kızlar, her doğum başına asgari ücretin onda biri tutarında aylık verilmeli. En az üç çocuk yapanlara ,Çocuklar on yaşına kadar gelinceye kadar izinli sayılmalı.Asgari ücretin yarısı kadar maaş ve çalışmadığı süreler primleri devlet ödemeli.
Davut Demirkıran
GAZİANTEP GÜNDEMİ
Az önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
Az önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
Az önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
Az önceEKONOMİ
Az önceTEKNOLOJİ HABERLERİ
Az önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
42 dakika önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.