Cumhurbaşkanlığı Kabinesi politika, hariç siyaset ve ekonomideki birçok önemli konu başlıklarıyla toplantı. Toplantıya başkanlık eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından kameralar karşısına geçti.ERDOĞAN: AKARYAKIT FİYATLARI ENFLASYON ÜZERİNDE BASKI KURUYORErdoğan ekonomiye ilişkin önemli mesajlar verdi. Açıklanan enflasyon rakamlarıyla ilgili konuşan Erdoğan, cenk nedeniyle yükselen akaryakıt fiyatlarına dikkat çekti. Erdoğan şunları söyledi: “İhracat, istihdam ve turizmdeki bu olumlu tabloya rağmen maalesef savaşın etkisini en fazla hissettiğimiz alanların başında enflasyon geliyor.Bugün Nisan ayı enflasyon yüzde 4,18 olarak açıklandı. Akaryakıt fiyatları dünyada olduğu gibi bizde de enflasyon üzerinde ağır baskı oluşturuyor. İrademizde en ufak gerileme yoktur. Felaket tellallarına kulak asmadan doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla ilerlemekte kararlıyız.”Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde: “Dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman başta olmak üzere muhtelif illerdeki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Tarım ve İçişleri Bakanlıklarımız çalışmalarını titizlikle yürütmektedirler. Dünyanın ve bölgemizin çatışmaların, siyasi ve ekonomik çalkantıların, sosyal gerilimlerin girdabında sağa sola savrulduğu dönemde Türkiye emin adımlarla hedeflerine ilerliyor. Bölgemizdeki her kriz Türkiye’nin son 23 yılda kat ettiği mesafeyi ispat ederken ülkemizin istikrar adası konumunu daha da perçinliyor.”23 YILDIR UYGULADIĞIMIZ STRATEJİLERİN EMARELERİNİ TOPLADIĞIMIZ DÖNEMDEYİZ”Türkiye bölgesinin en güçlü en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta, adından söz ettirmektedir. Bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen hatta bunun da ötesine geçerek dostlarına, kardeşlerine en zor zamanlarında destek veren Türkiye vardır. 23 yıldır sabırla uyguladığımız stratejilerin semerelerini topladığımız dönemdeyiz. Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı siyah kara düşündüren savaşın yıkıcı etkilerini en düşük seviyede tutmayı başarabiliyoruz.”SAVAŞA RAĞMEN İHRACATIMIZ GÜÇLÜ PERFORMANS SERGİLEDİ”Bölgemizdeki savaşa rağmen ihracatımız Nisan’da güçlü performans sergiledi. Yıllık yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaştı. Ocak-Nisan dönemi ihracatımız ise 88 milyar 630 milyon doları buldu. İlk kere 275,8 milyar dolara çıkarak cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. 166 ülke ve bölgeye ihracatımız arttı. 26 sektörün tamamında ihracatımız yükseldi. Sektörler sıralamasında 3,9 milyar dolarla otomotiv liderliğini sürdürürken, kimyevi maddeler ikinci, elektrik-elektronik üçüncü, amade giyim dördüncü oldu.Yılın ilk 4 ayında bu alanda yüzde 28 oranında artış kaydederek önemli başarıya imza attık. 1018 firmamız ilk kere yurt dışına ürün satma başarısı göstermiştir. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, talebin daraldığı, jeopolitik risklerin tırmandığı dönemde bu ihracat rakamları takdire şayandır. Türkiye’nin potansiyeli bunun fazla çok üzerindedir. İnşallah yeni pazarlara açılarak, ihracatı teşvik ederek daha yüksek rakamlara ulaşacağız.2025 yılını 64 milyon ziyaretçi, 65,2 milyar dolar turizm geliri ile kapatmıştık. Turizm gelirlerimiz yılın ilk çeyreğine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara ulaştı. Yabancı ziyaretçilerin şahıs başı gecelik ortalama harcaması ise 119 dolara çıktı.”DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN ÜST DÜZEY MİSAFİRİ ÜLKEMİZDE AĞIRLAYACAĞIZ”Bu yıl Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artıracak zirvelere ve etkinliklere hane sahipliği yapacağız. 20 Mayıs Çarşamba günü 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali İstanbul’da oynanacak. 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO zirvesi Ankara’da gerçekleştirilecek. BM İklim Değişikliği Konferansları’nın 31. Kası ayında Antalya’da düzenlenecek. Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. zirvesi Türkiye’de tertip edilecek. Dünyanın dört bir yanından üst düzey misafiri ülkemizde ağırlayacağız.”İSTİHDAM TARAFINDA DA İSTATİSTİKLER UMUT VERİCİ”Sadece ihracat ve turizmde değil istihdam tarafında da istatistiklerin ümit verici olduğunu görüyoruz. İşsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e geriledi. İstihdam sayımız aynı dönemde 22 bin şahıs artarak 32 milyon 425 bin kişiye, istihdam oranı ise 0,3 puan olarak artarak yüzde 48,5’a düzeldi. İşgücü sayımız Mart ayında 35 milyon 298 bin kişiye ulaştı. Böylece işsizlik oranımız biricik haneli seyrini 35. ayında da korumuş oldu. Atıl işgücü oranındaki yükselişi de dikkatle takip ediyoruz.AVRUPA BİRLİĞİ’NE SERT TEPKİSon dönemde Türkiye’nin Avrupa’daki konumuna dair gene Avrupalı aktörlerin tetiklediği yıpratıcı tartışmalara tanık oluyoruz. Ülkemizin AB yolculuğuyla ilgili bazı temel gerçekleri hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye o zamanki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan AB’ye ortaklık başvurusunu 31 Temmuz 1959’da yaptı.1963’de de Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin hukuki zeminini oluşturan Ankara Anlaşması imzalandı. Ortaklık anlaşması birbirinin devamı niteliğinde hazırlık, geçiş ve nihai devre olmak üzere 3 ayrı devreyi kapsıyordu. Ankara Anlaşması’nın 1964’te yürürlüğe girmesiyle hazırlık dönemi başlamış oldu. 13 Kasım 1970’de Katma Protokol’ü imzaladık ve geçiş dönemine ilk adımı attık. Takip eden süreçte Kıbrıs davamızdan kaynaklı anlaşmazlıklar AB yoluculuğumuzda önümüzün kesilmesine sebep oldu.”TÜRKİYE SİYASİ SAİKLERLE MÜZAKERE MASASININ DIŞINA İTİLDİ”O dönemde komşumuz Yunanistan 1975’te başvurdu ve 1981’de kabul edildi. Türkiye siyasi saiklerle müzakere masasının dışına itildi. 12 Eylül darbesiyle AB ile ilişkilerimi resmen askıya alındı. Sivil iktidarın yeniden tesisi ve merhum Turgut Özal’ın inisiyatifiyle münasebetlerimiz yine ivme kazandı. 1987 birliğe tam üyelik başvurumuzu yaptık ve merhum Özal’ın ifadesiyle ‘uzun ince bir yol’a çıktık. Başvurumuzu değerlendiren komisyon 2,5 yıl sonra verdiği cevapta topluluğun kendi iç bütünleşmesini sağlamadan yeni üye kabul etmeyeceğini anlatım etti.Türkiye-AB arasında 1996’da yürürlüğe giren Gümrük Birliği ile nihai döneme geçmiş olduk. Karşılaştığımız sıkıntılar kısa süre sonra yine nüksetmeye başladı. Lüksemburg zirvesinde 12 ülkeye adaylık statüsü verilirken Türkiye bir kere daha görmezden gelindi. Helsinki’deki zirvede Türkiye’nin adaylığı onaylandı ve katılım ortaklığı belgesinin hazırlanmasına karar verildi. Ülkeyi yönetme görevini devralmamızın ardından tüm bu faaliyetlere yeni soluk kazandırdı. 8 uyum paketi meclisten geçti. 53 kanunun 218 maddesinde değişiklik yaptık. 2 anayasa paketi meclisimizde kabul edildi. 2004’te tarihinin en aka genişleme hamlesine imza atan AB, içinde Türkiye’nin olmadığı 10 ülkeyi birliğe üye olarak kabul etti.”MÜZAKERE SÜRECİNDE ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUKLARI YERİNE GETİRDİK”Bunlar arasında maalesef Güney Kıbrıs yönetimi yer alıyordu. Türkiye olarak bu hakkaniyetsiz kararları sineye çekerek yolumuza devam ettik. Müzakere süreci ve devamında üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirdik. 9. Reform Paketi’ni açıkladık. 13 fasıl müzakereye açıldı. Daha sonra ancak 1 fasıl açılabildi. 2012’de pozitif gündem ise yalnızca 2 yıl sürdü. 2015’ten itibaren Suriye’deki iç savaşın yol açtığı, Avrupa’nın 2. Dünya Savaşı’ndan sonra düzensiz göç dalgasının etkisiyle birlikle ilişkilerimiz yoğunlaştı. 15 Temmuz darbe girişimi konusunda Türkiye’ye destek vermede yetersiz, isteksiz kalan birlik yakaladığı tempoyu koruyamadı.”ÖNYARGILARI BİR TÜRLÜ AŞAMADIK”Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük. Bugün de AB kurumları ve ülkeleriyle yoğun şekilde devam ediyoruz. İlk başvuru tarihimiz olan 1950’den beri Avrupa içerisinde bilhassa belli kesimlerde Türkiye’ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık. Kimi zaman demokrasimizi, bazen zaman ekonomimizi, bazen zaman nüfusumuz üzerinde, bazen zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirerek. Her seferinde Türkiye’nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak bir bahane mutlaka buldular.”TÜRKİYE EKONOMİSİSİNİ VE DEMOKRASİSİNİ GÜÇLENDİRDİ”Türkiye değişti, dönüştü, ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında değişiklik olmadı. Bu zihniyetle ve temsilcileriyle mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal’ın dediği gibi sadece uzun ince değil aynı zamanda yapay engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Bu yolculuk aynı zeminde devam ediyor. Stratejik şaşılık birliğin pek fazla kurumunda varlığını muhafaza ediyor. Gelinen noktada bir gerçeği aleni açık dile getirmek durumundayım. Dün olduğu gibi bugün de örneğin Ankara’nın nerede durduğu değil Brüksel’in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir. Türkiye’nin tam üye olarak yer almadığı AB’nin küresel aktör ve cazibe merkezi olmayacağı anlaşılmalıdır. Biz varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak bir ülke değiliz.”AB,TÜRKİYE’NİN YAPICI TAVRININ KIYMETİNİ ÇOK İYİ BİLMELİ”AB, Türkiye’nin yapıcı tavrının kıymetini fazla iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalıdır. Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye’dir ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerinin nüfuz alanına sıkışmış haldedir. Yeni aktörlerin boy verdiği küresel sistemin fazla kutupluluğa evrildiği yeni bir dünya kuruluyor. Türkiye yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet en güçlü ülkeler arasında yer alıyor. Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç Türkiye’nin Avrupa’ya duyduğu ihtiyaçtan daha fazladır. Avrupa yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin küresel ağırlığını birlik için fırsat olarak fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edeceklerdi.Temennimiz Türkiye ile samimi, sahici, göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalıdır. Böyle bir ilişkinin kazanını Avrupa kıtası olacaktır. Milletimizin yüksek menfaatlerini kılavuz edinerek alnımız ak, başımız dik şekilde yürümeye devam edeceğiz.KURBAN BAYRAMI TATİLİ 9 GÜN OLDUKurban Bayramı’nı 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edeceğiz. Kamu çalışanlarımız 26 Mayıs Salı günü resmi tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Pazartesi tam gün, Salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi 1,5 günü idari ruhsat kapsamına kapsamına alarak toplamda 9 günlük tatil imkanı vermiş oluyoruz.ÇOCUK SAHİBİ GENÇ ÇİFTLERE MÜJDEKrediden faydalanan vade döneminde çocuk sahibi olan gençlerimize kolaylık sağlamıştık. İlk çocuk sahibi olan çiftlerin 12 aylık taksitini hibe etmeye kalan taksitlerini 12 ay ertelemeye karar vermiştik. Geri ödeme dönemi içinde çocuğu olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceğiz. Genç çiftlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” Turan Yiğittekin Haberler.com
EKONOMİ
Az önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
Az önceEKONOMİ
2 saat önceEKONOMİ
3 saat önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
4 saat önceEKONOMİ
5 saat önceEKONOMİ
6 saat önce
1
Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler
67899 kez okundu
2
Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler
67899 kez okundu
3
Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler
67841 kez okundu
4
15 hisse hedef fiyatını yükseltti
15786 kez okundu
5
HSBC, havacılık hisselerini mercek altına aldı
6190 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.