Savunma Bakanlığı’na bağlı 60. ve 76. Tümenlerden oluşan fazla sayıda askerî konvoy, pazar günü Halep’in doğusundaki Deyr Hâfer ve Tişrîn Barajı bölgelerine, ayrıca Rakka’nın güney kırsalındaki Zemme hattına intikal etti. Yerel kaynaklar, yüzlerce vasıta ve bazı ağır silahların Menbiç üzerinden Tişrîn Barajı’na geçtiğini, öbür bir kısmın ise Halep–Rakka yolu üzerinden Deyr Hâfer’e yöneldiğini bildirdi. Kaynaklara göre bu yığınak, SDG’nin son haftalarda Suriye ordusuna yönelik artan taciz ve saldırılarının ardından gerçekleşti. Şam yönetimi, SDG’nin ABD öncülüğünde imzaladığı 10 Mart anlaşmasına uymadığını ve geçtiğimiz cuma günü Haseke’de yapılan konferansın sonuçlarını da reddettiğini vurguluyor. Suriyeli bir askerî kaynak, “SDG’nin bu tavrı, siyasi çözüm arayışında olmadığını ortaya koyuyor; bu nedenle şark bölgelerinin kurtarılması için biricik seçenek askerî yoldur” dedi. REKLAM Paris’te bu ay yapılması planlanan müzakerelerden de Şam yönetimi dün çekildiğini açıkladı. Resmî haber ajansı SANA, ismi açıklanmayan bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, bu kararın “SDG’nin anlaşmaya uymayan tavrı” nedeniyle alındığını belirtti. Ancak Fransız bir kaynak ile SDG’den askerî bir yetkili, “Şam’dan resmi bir çekilme bildirimi almadık” açıklamasında bulundu. Bu gelişmelerin gölgesinde, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi de dikkat çeken bir izah yaptı. Temsilci, “Kürtlere bağımsızlık ya da federal bina sözü vermedik. Mutabakat, yalnızca ortak emniyet düzenlemelerine ve belirli bölgelerde amel birliğine dayanıyor” ifadelerini kullandı. Ankara ise, zaman vakit kamu diplomasisi aracılığıyla SDG’ye, ABD öncülüğünde varılan mutabakata uyması yönünde mesajlar iletiyor. Türk yetkililer, sahadaki istikrarsızlığın hem Suriye’nin toprak bütünlüğünü hem de Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit ettiğini vurguluyor. Bölgesel denklemde ise, Şam–SDG hattındaki gerilim yalnızca iç dinamiklerle sınırlı değil. Rusya, Suriye ordusunun şark bölgelerinde daha etkin olmasını desteklerken, ABD ise SDG ile amel birliğini sürdürmekte kararlı. İran, Şam’ın yanında yer alırken, Türkiye hem hudut güvenliği hem de PKK bağlantılı unsurların varlığı nedeniyle süreci yakından takip ediyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde, Paris müzakerelerinin akıbeti ve sahadaki askerî dengeler, Suriye’nin doğusundaki kuvvet dağılımını doğrudan belirleyecek. Paris’teki müzakerelerin başarısızlığa uğrama ihtimali, sahada askerî hareketliliği doğrudan tetikliyor. Şam yönetimi, müzakere masasının sonuç getirmeyeceği kanaatine vardığında, şark bölgelerinde kuvvet gösterisine yöneliyor. Bu durum, hem SDG’nin ABD desteğine güvenerek sahada daha misli adımlar atmasına hem de Rusya ile İran’ın Şam’a askerî desteğini artırmasına yol açıyor. Türkiye açısından ise bu gelişme, hudut hattında yeni bir emniyet dalgası ve olası operasyon senaryolarını gündeme getiriyor. Paris sürecinin tamamen çökmesi, Suriye’nin doğusunda sıcak temas ihtimalini ciddi biçimde yükseltebilir.
TEKNOLOJİ HABERLERİ
Az önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
3 dakika önceEKONOMİ
3 dakika önceEKONOMİ
4 saat önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
10 saat önceEKONOMİ
10 saat önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
12 saat önce
1
Atina’da Tarım Bakanlığı şubesine bombalı saldırı
2428 kez okundu
2
Gazze’de yaşanan insani felaket dış basında
2079 kez okundu
3
ABD nükleer silah testleri yapacak
2031 kez okundu
4
İsrail, yardım bekleyen Filistinlilere ateş açtı
1985 kez okundu
5
Çin’den 2 stratejik silah: DF-5C ve LY-1
1968 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.