Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu kapsamında ABD’nin New York kentine giden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 28 Eylül’de Türkevi’nde basın mensuplarının sorularını yanıtlamıştı. Fidan’ın burada yaptığı, “KAAN’ın motorları ABD Kongresi’nde bekliyor, lisans süreci durmuş durumda” açıklaması, yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemişti. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine 2029 yılında girmesi planlanan milli muharip uçak KAAN’ın motorunun ABD üretimi olması, bazı kesimlerce ‘yerli’ ve ‘milli’ kavramları üzerinden tartışmaya açılmıştı.BAKAN FİDAN’DAN ‘KAAN’ TARTIŞMALARINA SON NOKTA Son olarak TRT Haber’in konuğu olan Bakan Fidan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu diri yayında, KAAN motorlarıyla ilgili tartışmalara da değindi. Bakan Fidan’ın değerlendirmelerinden konuya ilişkin bölüm şu şekilde: “Şimdi, dezenformasyon niye yapılır? Bu artık temel propaganda kitaplarında yer meydan bir husus. Yani istihbarattayken de bununla fazla şey yapardık. Aslında dezenformasyon, manipülasyon, siyah propaganda ve bilhassa Türkiye’deki siyasi mücadelenin bir ayağı olarak fitne çıkarma konuları hep mevcut olan bir konu. Ben konunun önemine binaen temel itibarıyla bu alanları fazla çok şey yapmıyorum, önemsemiyorum. Bunlar kendi bulundukları seviyede ve durumda gitsinler. Aslında Türkiye’nin milli güvenliği meselesi inanılmaz derece, bunların fazla üstünde bir konu. Biz o konuyu orada bırakıp bu dezenformasyon ve siyah propaganda üzerinden üretilen yapay tartışma alanlarına gidersek, çünkü kimsenin gerçekle alakası yok burada. Onu kullanarak üretmek istediği bir propaganda anlayışı var.Ha burada, bu propagandaya ben önemsemiyorum dedim fakat bir konusuna bilhassa altını çizmek istiyorum burada. O da yani kendisi önemli olduğu için değil, ona muhatap aktörleri… Burada bilhassa savunma sanayinde bizim yerlileşmemizi ve millileşmemizi olası kılan emeği görmeyen ve buna saygısızlık eden de bir tartışma alanı ortaya çıktı. Bunu ben açıkçası şiddetle reddediyorum ve kınıyorum. Yani burada binlerce mühendisin, o kadar yıldır yani ben birinci elden tanığım, Milli İstihbarat Teşkilatından itibaren, ortaya koyduğu fazla ciddi çalışmalar var. Aselsan’da, TAI’de, Roketsan’da, Havelsan’da, Baykar’da, BMC’de, adını sayamadığım o kadar fazla firma var. Yani bunların hepsinin ortaya koyduğu, yıllardır bir mücadele var. Bakın, yüzde 20’den yüzde 80’e gelmiş bir yerlilik oranı var. Bu küçümsenecek bir şey değil.”ÜRÜNLERİN HEMEN HEMEN YÜZDE 60, 70’İNİ KULLANMAK DURUMUNDA KALDIK”Biz bunu yaparken bir şey daha yaptık. Bizim ürünlerimizi niye insanlar alıyorlar? Yani biz Milli İstihbarat Teşkilatındayken bu ürünlerin hemen derhal yüzde 60’ını, yüzde 70’ini kullanmak durumunda kaldık. İHA’ları kullandık, SİHA’ları kullandık, mühimmatları kullandık, elektronik savaş cihazlarını kullandık, piyade tüfeklerini kullandık. Silahlı Kuvvetlerimiz, bizimle beraber, girdiği harekâtta füzeleri kullandı, biz istihbaratı verdik. Müşterek harekâta girdik, kendimiz harekât yaptık. Suriye’de savaştık, Irak’ta savaştık, öbür adını söyleyemeyeceğim bir ton ülkeye gittik, oralarda savaştık. Hâlâ daha operasyonların içerisindeyiz. Buradan aldığımız tüm verileri biz her zaman için kendi mühendislerimizle, firmalarımızla paylaşarak buraya geldik.Yani ben bunun hem kullanıcısıyım hem ilerletilmesine katkıda bulunan, bir avuç yıllardır, yani son 20 yıldır, kesintisiz bu konularla uğraşıyoruz. Şimdi burada savunma sanayinin ben birinci elden tanığı olarak ne kadar fedakârlık varken, bazılarının buradaki yerlilik ve millilik çabalarını açıkçası eleştiriyor olmalarını şey yapıyorum.”ALABİLECEĞİNİZ DİPLOMATİK TEDBİRLERİ ÖNDEN ALMANIZ GEREKİYOR”Diğer taraftan şunu da söylemek gerekiyor. Yani ben bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanıyım. Benim bakan olduktan sonra önüme aldığım ödev çizelgesinde bir husus var. Arkadaşlara dedim ki, yani diplomasiyle yoluyla ilerletilmesi gereken alanlar var. Yani Filistin meselesinde, bölgesel emniyet çatısının oluşturulması, çatışmaların çözümü, yeni pazarların bulunması, yeni enerji alanlarına gidilmesi, daha onlarca konu var. Bunlardan önemlilerinden biri de Türkiye’nin görünür ve görünmez kuşatılma alanlarıdır. Görünür kuşatılma alanları Türkiye’nin aleyhine oluşturulan ittifak alanlarıdır. Akdeniz, Doğu Akdeniz’de oluşturulmaya çalışılan ittifak alanları var, bunları görürüz, bunlara diplomatik tedbir geliştiririz. Belli konularda diplomatik tedbir geliştirilmezseniz konu askerinize havale edilir, emniyet organlarına havale edilir, daha fazla şey olur. Yani alabileceğiniz diplomatik tedbirleri önden almanız gerekiyor.”BENİM GÖREVİM, BU YAPTIRIMLARI KALDIRMAK”Bir de Türkiye’ye yapılan aleni ve örtülü kısıtlamalar ve yaptırımlar var, diplomatik olarak giderilmesi gereken. Şimdi arkadaşlara dedim ki ben: “Türkiye’ye yönelik aleni ve kapalı savunma alanında ne yaptırımlarımız var? Savunma Sanayii Başkanlığımızın bize verdiği ne listeler ve hangi ülkeler var? Kilit firmalarımızın ürettiği kilit ürünlerin kısıtlamada olduğu nereler var? Hava Kuvvetlerimizin kullandığı hangi mühimmatlarda sıkıntılar var? Deniz Kuvvetlerimizin kullandığı hangisinde var?” gibi birçok şey mevcut yani, böyle. Bunlarda şöyle bir husus var: Bir, yerlileştirme devam ederken, cari olarak kullanılması gerekenleri de ve Silahlı Kuvvetlerin, Savunma Sanayinin bizden talep ettiği hususların da kaldırılması gerekiyor. 2 yıldır çalışıyoruz. Yani Kanada’dan kaldırdıklarımız var, Hollanda’yı kaldırdık, Norveç’i kaldırdık, Belçika’yı kaldırdık, Almanya’daki konular aka ölçüde kalktı. Amerika’dakilerin bir kısmı kalktı, bir kısmı duruyor.Şimdi bu benim görevim, bu yaptırımları kaldırmak. İlgili kurumlarımızdan böyle bir talep geldiği sürece bu yaptırımların kaldırılmasıyla alakalı, ben bunu kaldırılmakla yükümlüyüm. Ha ben bunu kaldırmaya uğraşırken karşı yan herhangi bir sebepten ötürü bana mantıklı bir izah getiremezse ve konuyu ilerletemezsek benim milli güvenliğim bunu öbür yerden almayı gerektirir. Ve bu muhatabın bunu bilmesi lazım. Bak ben senden bunu almak istiyorum fakat sen bunu vermezsen benim öbür alternatiflerim de olacak. Buradan başta aleni ve şeffaf koyalım. Bu yüksek devlet konularıdır. Şimdi bu tartışmayı buradan alıp öbür bir alana taşımak gerçekten garip, garip.”Haberler.com / Umut Halavart – Politika
GAZİANTEP GÜNDEMİ
Az önceEKONOMİ
Az önceTEKNOLOJİ HABERLERİ
Az önceEKONOMİ
46 dakika önceEKONOMİ
3 saat önceEKONOMİ
8 saat önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
14 saat önce
1
Teknoloji devi Intel küçülmeye gidiyor! Binlerce kişi işten çıkarılacak
3281 kez okundu
2
Genç işçinin feci ölümü! Duvar ile çelik boru arasına sıkışan işçi hayatını kaybetti
2343 kez okundu
3
IDEF 2025’te imza yağmuru: TÜBİTAK, yerli teknoloji için kolları sıvadı
2080 kez okundu
4
YouTube Premium kullanıcıları tek tek mercek altına alındı
1929 kez okundu
5
Powerbank koltuk arasına düştü, uçak İstanbul’a geri döndü
1652 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.