Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile görüşmesinin ardından, ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Gazze’de varılan anlaşmaya dair açıklamada bulunan Bakan Fidan “Özellikle İsrail tarafından herhangi bir provokasyonun gelmemesi, soykırımı devam ettirecek bir hususun olmaması gerekiyor” dedi. Bakan Fidan, anlaşmanın birinci aşamasının tamamlandığını sırada ise yardım girişinin ve tutsak takasının olduğunu belirtti. Anlaşmanın birinci aşaması hayata geçirilirken, sonraki aşamaların da aksamadan uygulanmasının, yeni hedeflere ulaşılması ve sürecin kesintisiz ilerlemesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Fidan, şunları kaydetti: REKLAM “Çünkü sürecin durması demek Allah muhafaza yine katliamlara dönülmesi manasına gelecek. Bunun olmaması için gene uluslararası toplumla, bölgedeki paydaşlarımızla, kardeşlerimizle bir araya gelip bir sonraki aşamalarda iki devletli çözüme gidene kadar neler yapılmalı? Tabii şu anda önceliğimiz Gazze’deki aşamaların uygulanması. Birinci aşama ateşkes, rehineler, insani yardım; ikinci aşama daha sonra Gazze’nin yönetimi meselesi. İçerideki emniyetin ve düzeninin yine kurulması vesaire gibi konular olmak üzere bir süreç bizi bekliyor. Bu daimi dikkatimizi isteyen, yoğunlaşmamızı gerektiren bir konu. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aka bir dikkatle titizlikle bu süreci yönetmeye, yürütmeye devam edeceğiz.” Bakan Fidan Gazze’nin gelecekteki yönetiminin önemi vurgulayarak “Bu birinci aşama hayata geçerken bir sonraki aşamaların durmaması fazla önemli. İkinci aşama Gazze’nin yönetilme meselesi. Bu daimi yoğunlaşmamız gereken bir konu.” şeklinde konuştu. Bakan Fidan, İsrail tarafından alıkonulan üç milletvekilinin tahliyesine dair konuşurken “Kimsenin burnu kanamadan 3 milletvekili iç tahliye etme imkanımız oldu. Türkiye’nin ortaya koyduğu bu gayret sadece Türkler için değildi. Cumhurbaşkanımızın tüm ülkelerden aktivistlerin tahliyesi için hassasiyeti vardı.” dedi. FIRAT VE DİCLE’YE DAİR AÇIKLAMA Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ab sıkıntısı ve azlığının Türkiye’nin de şu anda karşı karşıya kaldığı bir örneğin olduğunu belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımız, Iraklı kardeşlerimizin kafa başa kaldığı sorunun fazla iyi farkındalar. Özellikle Bağdat’taki, Musul’daki, Basra’daki kardeşlerimize buradan seslenmek istiyorum. Yaşadığınız sıkıntıları fazla iyi biliyoruz, anlıyoruz. Biz bu coğrafyada kardeşiz. Fırat’ın, Dicle’nin suları hepimizin.” dedi. Bakan Fidan, Irak’ın bölgeye istikrar, emniyet ve refah üreten bir ülke olmasını arzuladıklarını, Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması ve terör örgütlerinden tamamıyla arınmasının da Türkiye ve bölge bakımından son radde önemli olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Nisan 2024’te Irak’a gerçekleştirdiği ziyaretin ikili ilişkilerde yakın tarih açısından bir dönüm noktası teşkil ettiğini belirten Fidan, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’nin 8 Mayıs’ta Türkiye’ye ziyaretiyle bu etkinin devam ettiğini dile getirdi. Irak’ta 11 Kasım’da Temsilciler Meclisi seçimlerinin yapılmasının planlandığını anımsatan Fidan, bu seçimlerin suhuletle, Irak halkı için en hayırlı şekilde neticelenmesini dileyerek, “Seçim sonuçları ne olursa olsun, Irak’la olan işbirliğimizi her alanda daha da ilerletme yönündeki irademiz tamdır. Irak halkının iradesine saygı duyuyoruz.” dedi. Türkiye’nin Irak’la terörle mücadele ve emniyet alanında son dönemde bir anlayış birliği tesis ettiğini kaydeden Fidan, bu anlayış birliğinin Irak makamlarının “Terörsüz Türkiye” sürecine verdikleri destekle de ifadesini bulduğunu aktardı. Fidan, Kalkınma Yolu Projesi’ne tam destek verdiklerini, projenin bir lahza önce hayata geçmesi için çalışmaları daha da yoğunlaştıracaklarını vurguladı. Irak’la ab konusu Görüşmelerinde “su konusu”nu da ele aldıklarını anlatım eden Fidan, Irak ve Türkiye’den bu konuda heyetlerin de görüşmelerde bulunduğunu ve konuyu detaylıca ele aldıklarını söyledi. Fidan, şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanımız, Iraklı kardeşlerimizin kafa başa kaldığı sorunun fazla iyi farkındalar. Özellikle Bağdat’taki, Musul’daki, Basra’daki kardeşlerimize buradan seslenmek istiyorum. Yaşadığınız sıkıntıları fazla iyi biliyoruz, anlıyoruz. Biz bu coğrafyada kardeşiz. Fırat’ın, Dicle’nin suları hepimizin. Bu konuda Devlet Su İşleri teşkilatımız neler yapabiliyorsa Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatla yaz boyunca yapmaya çalıştı fakat biliyorsunuz karşılaştığımız bir kuraklık var. İklim değişikliği sebebiyle karşılaştığımız örneğin ortak bir sorun.” Su sıkıntısı ve azlığının Türkiye’nin de şu anda uğraştığı bir örneğin olduğunu, barajlardaki doluluk oranlarının düşük olması, yağış miktarlarının mevsimden ötürü az olması ve enerji üretiminde de ab miktarına bağlı olmasının kendilerini bu konuda son radde zor şartlar altına ittiğini belirten Fidan, tüm bunlara rağmen neler yapılabilir, neler edilebilir üzerine çalıştıklarını kaydetti. Fidan, “Özellikle Basra’ya kadar nehirler inene kadar suyun daha da azaldığını, zayıfladığını biliyoruz. Oradaki tarımı, çiftçiyi etkilediğini biliyoruz. Oradaki kardeşlerimizin daha fazla suya ihtiyacı olduğunun farkındayız. Bunu çözmek için neler yapabiliriz? Sayın Bakan ve arkadaşları bugün bu konuyla ilgili bizimle detaylı çalıştılar. İfade ettiğim gibi bizde de fazla güzide bir teknik heyet vardı. Tarım Bakanlığından ve Devlet Su İşlerinden bu konuyu görüşmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. İki yıl önce Sudani ile ab sorununun tamamıyla çözülmesi için ortak bir mekanizmada mutabık kaldıklarını hatırlatan Fidan, Irak’la Türkiye arasında Irak’taki ab dağıtım sistemi başta olmak üzere öbür suyla ilgili altyapının rehabilitasyonu konusunda ortak bir çalışma komitesinin kurulduğunu aktardı. Fidan, Irak’taki ab dağıtım sisteminin ıslah edilmesi meselesinin de ilk kere son radde sistematik bir şekilde Sudani tarafından proje bazlı ele alındığını fakat bu projelerin hayata geçmesi için önceden bir sistemin oluşturulması gerektiğini ve bu sistemi oluşturmada son aşamaya yaklaştıklarını anlatım etti. “Temennimiz bir lahza önce bu sistemin kurulması ve ıslahla ilgili projelerin hayata geçmesi çünkü bu ab sıkıntısı bugünün değil, gelecek yılların da sıkıntısı olmaya devam edecek.” diyen Fidan, Türkiye-Irak arasında ab paylaşımı konusunda iki taraftan teknik heyetlerin bir araya gelerek ellerindeki rakamları paylaştığını dile getirdi. Fidan, “Bizim konuyu kendi aramıza iyi istişare ediyor oluşumuz, ab azlığı gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Bunun ıslah projelerinin hayata geçirilmesi ve öbür tedbirlerle beraber nasıl daha iyi yönetiriz onun arayışı içindeyiz. Güzel olan şey şu, iki ülke bu konuda fazla profesyonel bir şekilde kardeşler. Birbirine güvenerek çalışmaya yönelik bir sistem oluşturdular. Bu konudaki irademiz tam, bunu inşallah devam ettireceğiz.” diye konuştu. Irak-Türkiye ham petrol boru hattından yeniden petrol sevkiyatına başlanması Irak’la enerji alanındaki işbirliği potansiyelini de hayata tamamıyla geçirmek istediklerine değinen Fidan, iki tarafta da bu yönde bir irade olduğunu memnuniyetle kaydettiklerini, petrol, elektrik ve tabii gaz ticaretinin yanı dizi bu alanlardaki yatırımların yeni işbirliği imkanları sunduğunu anlattı. Fidan, Irak-Türkiye ham petrol boru hattından 27 Eylül’de yeniden petrol sevkiyatına başlanmasının memnuniyet verici bir gelişme olduğunu, petrol sevkiyatının tam kapasiteye ulaşmasının ikili ilişkilere ve ticaret hacmine kayda paha katkı sağlayacağına inandıklarını aktardı. İki ülke arasındaki elektrik ticaretinin kapasitesinin artırılmasına ehemmiyet verdiklerini bildiren Fidan, bu konuda ilgili birimlerin çalıştığını, Türk firmalarının Irak’ın enerji altyapısını geliştirmeye yönelik projelerde yer almasını istediklerini ve Türkiye olarak Irak’ın enerji altyapı projelerinde önemli katkılar sunabileceklerini kaydetti. Fidan, Irak ile Suriye arasında yapıcı bir angajman tesis edilmesine yönelik adımları da memnuniyetle gördüklerine işaret ederek, Türkiye’nin bu yolda üzerine düşeni yapmaya amade olduğunu yineledi. “Irak-Suriye ilişkilerinin güçlenmesi aka ehemmiyet arz ediyor” Bölge ülkelerinin yeni dönemde Suriye ile yapıcı ilişki geliştirmesinin fevkalade önemli olduğunun altını çizen Fidan, “Bölgesel emniyet ve istikrarın tesisi için Irak ile Suriye arasındaki ilişkilerin güçlenmesi aka ehemmiyet arz etmekte. Irak’ın bilhassa Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini pekiştirmesi bağlamındaki adımlarını değerli buluyoruz. Bu vesileyle Irak makamlarının DEAŞ’la mücadeleye yönelik çabalarını da memnuniyetle takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Fidan, Irak’ın bu kapsamda Suriye’nin kuzeydoğusundaki kamp ve cezaevlerinden vatandaşlarını geri alma konusunda samimi ve kapsamlı bir çalışma yürüttüğüne değinerek, bu çalışmaların hem Irak vatandaşlarının selameti hem de Suriye’nin güvenliği açısından fazla önemli katkı sağladığını vurguladı. Türkiye’nin de stratejik bir siyaset olarak Suriye’nin kuzeydoğusundaki kamp ve cezaevlerinin boşaltılmasını ve her ülkenin kendi vatandaşını geri almasını desteklediğini anlatım eden Fidan, “Bölgesel ve küresel sınamaların gittikçe yoğunlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Böylesi bir dönemde ülkelerimizin ve bölgemizin istikrar, emniyet ve refahı için Iraklı kardeşlerimizle beraber çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Fidan, İsrail’in Küresel Sumud Filosu ve Özgürlük Filosu Koalisyonu’ndaki gemilere yasa dışı şekilde el koymasının ardından gemilerde bulunan Türk vatandaşlarının ve aktivistlerin etkin şekilde tahliye edildiğini kaydederek, “Kimsenin burnu kanamadan tüm vatandaşlarımızı, 3 milletvekilimiz de iç olmak üzere tahliye etme imkanımız oldu.” dedi. Türkiye’nin ortaya koyduğu bu çabanın sadece vatandaşları için olmadığına işaret eden Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm aktivistleri bu konuda aynı değerde bulduğunu ve sadece Türklerin değil, yabancıların da tahliye edilmesi konusunda aka bir titizliği ve hassasiyeti olduğunu aktardı. “Türk aktivistleri ve 21 farklı ülkeden 76 aktivisti tahliye ettik” Tahliye edilen aktivistlere ilişkin Fidan, şunları kaydetti: “Bu konuda Türk aktivistlerin yanı dizi 21 ülkeden 76 aktivisti de ikinci parti, bugün gerçekleştirilen operasyonda tahliye ettik. Çok şükür şu anda hiçbir vatandaşımız, aktivist kardeşimiz geride kalmadı. Bazı milletlere mensup, şu anda işlemleri devam eden birkaç şahıs vardı, bazı sıkıntılardan ötürü fakat biz umumi manada bu konudaki hedeflerimize ulaştık. İnşallah, onların bu soylu eylemleri de amacına ulaşmış olur ve bu soykırım durmuş olur. Ama ben yine ediyorum, burada fazla aka bir emek var. Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza fazla teşekkür ediyorum. İsrail’in alıkoyduğu aktivistlerin getirilmesi önemli bir operasyondu. Diplomatik ayağı, pratik ayağı, lojistik ayağı, ulaşım ayağı. Türk Hava Yollarına da buradan fazla teşekkür ediyorum. Bizimle fazla üstün bir işbirliği içerisindeler. Ne zaman ihtiyacımız olursa hiç ikiletmeden hemen uçak amade oluyor ve gönderiyoruz. Kendilerine de buradan teşekkür ediyoruz.”
GAZİANTEP GÜNDEMİ
10 saat önceEKONOMİ
11 saat önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
13 saat önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
13 saat önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
15 saat önceEKONOMİ
16 saat önceGAZİANTEP GÜNDEMİ
16 saat önce
1
Atina’da Tarım Bakanlığı şubesine bombalı saldırı
2505 kez okundu
2
Gazze’de yaşanan insani felaket dış basında
2159 kez okundu
3
ABD nükleer silah testleri yapacak
2109 kez okundu
4
İsrail, yardım bekleyen Filistinlilere ateş açtı
2067 kez okundu
5
Çin’den 2 stratejik silah: DF-5C ve LY-1
2049 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.