Reklam
Reklam
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
245 okunma

Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna Konulu Gönüllüler Koalisyonu toplantısının ardından, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Ukrayna bağlamında değerlendirmede bulunan Bakan Fidan, "Karadeniz'in güvenliği, tabii ki Karadeniz'de en büyük filosu bulunan NATO üyesi olarak Türkiye'de sorumluluğun olmasından daha doğal bir konu yok." diye konuştu. Suriye'ye de değinen Bakan Fidan, "Sürekli hem Suriye tarafıyla, hem Amerika tarafıyla istişare halindeyiz." ifadelerini kullandı.

ABONE OL
Ocak 7, 2026 03:00
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Reklam

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna meselesine ilişkin, “Son 4 yıldır devam eden bu savaşta bence kalıcı bir barışa oldukça yakın bir durumdayız diye düşünüyorum. En azından barışın anahtarı olan birtakım alanların fevkalade bir şekilde tartışıldığını görüyoruz.” dedi. Fidan, Ukrayna Konulu Gönüllüler Koalisyonu toplantısının ardından Türkiye’nin Paris Büyükelçiliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Paris’te yoğun bir gün geçirdiğini anlatım eden Fidan, üçlü görüşme için Paris’te bulunan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldiğini hatırlattı. Fidan, Şeybani ile görüşmesinde bazı konuların ele alındığına değinerek, İsrail, Suriye ve ABD arasındaki müzakereleri Türkiye’nin yakından takip ettiğini belirtti. REKLAM Bakan Fidan, “Sürekli hem Suriye tarafıyla, hem Amerika tarafıyla istişare halindeyiz. Bu görüşme sonrası kendisiyle buluştuk. Bir iki konuyu detaylıca görüştük, hem bugün yapılan müzakerelerde hangi aşamaya gelindi, hem de birkaç gün önce YPG ile yaptıkları görüşmelerde hangi sonuçlara ulaştılar veya ulaşmadılar, onların üzerinden geçme imkanımız oldu. Bu konuları fazla detaylı görüştük.” diye konuştu. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile de bir araya geldiğini hatırlatan Fidan, yapılan üçlü görüşmelerin seyrine dair bilgi aldığını ve görüşlerini aktardığını dile getirdi. İsrail’in provokatif eylemleri Bakan Fidan, İsrail’in Suriye sahasındaki provokatif eylemlerine ilişkin, “Bu provokatif eylemler, İsrail’in bölgedeki geniş çapta yürüttüğü yayılmacı ve bölücü politikanın bir uzantısı, biz onu görüyoruz. Burada lüzumlu tespitlerin yapılması ve analiz edilip lüzumlu tedbirlerin alınması fevkalade önemli, bölge istikrarı açısından.” ifadelerini kullandı. Bunun hem bölge ülkeleri tarafından yapılması gereken bir davranış olduğunu kaydeden Fidan, hem de ABD’nin de bu konuda oynayabileceği ciddi rolleri olduğunu aktardı. Fidan, İsrail’in Somaliland konusunda yaptığı son hareketin bölgedeki istikrarsızlığı yayma projelerinden biri olduğunun altını çizerek, “Biz bunu fazla rahat görüyoruz. Özellikle Suriye bizim komşumuz olduğu için oradaki olan her şey bizi yakından ilgilendirmekte. Umarız her kesimi memnun edecek, istikrar getirecek müzakere zemini ve pakt zemini buluruz.” şeklinde konuştu. REKLAM Paris’te bugün yapılan Ukrayna konulu zirveyi “önemli” olarak nitelendiren Fidan, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanımızı temsilen katıldık liderler zirvesine. Ülkelere ilaveten burada Avrupa Birliği, NATO gibi kurumlar da vardı, onların yöneticileri de vardı. Önemli konular tartışıldı. Şunun altını çizmekte fayda var; son 4 yıldır devam eden bu savaşta bence kalıcı bir barışa oldukça yakın bir durumdayız diye düşünüyorum. En azından barışın anahtarı olan birtakım alanların fevkalade bir şekilde tartışıldığını görüyoruz. Türkiye’nin de burada katkıları var, süreç içerisinde. Şimdi bizim gördüğümüz; bu sadece Ukrayna’da savaşı bitiren bir sulh anlaşması olmayacak, imzalanması durumunda. Bu aynı zamanda, yeni dönemde Rusya ile Avrupa arasındaki barışın modalitelerini de uzun dönemde belirleyecek olan pakt olacak. Aynı zamanda Rusya’nın bölge politikalarını da bundan sonra belirleyecek kapsamlı bir pakt olacağını değerlendiriyorum, olması durumunda.” REKLAM Ele alınan konulara değinen Fidan, gelinen noktada sulh anlaşmasının imzalanması durumunda ateşkesin gözetlenmesi, Ukrayna’nın caydırıcı halde tutulması ve ateşkesin bozulması durumunda alınabilecek askeri tedbirlerin neler olabileceğinin görüşüldüğünü dile getirdi. Fidan, kime hangi görevin düştüğünü, ne cin eksikliklerin olduğunu ve ülkelerin görüşlerinin tartışıldığını aktararak, şöyle devam etti: “Baştan beri askeri olarak bu konu için söylemek gerekirse, bilhassa Cumhurbaşkanımızın da talimatıyla silahlı kuvvetlerimiz her zaman için bir sulh anında oluşturulacak deniz unsurunun Türkiye tarafından sorumluluk üstlenmesi konusunda bizim her zaman bir duruşumuz vardı. Bu konuda fazla mesafe katedildiğini düşünüyorum. Karadeniz’in güvenliği, tabii ki Karadeniz’de en aka filosu bulunan NATO üyesi olarak Türkiye’de sorumluluğun olmasından daha tabii bir konu yok. Bu konuda ciddi mesafe katedildiğini düşünüyorum. Ama inşallah sulh anlaşması en kısa sürede imzalanır ve daha fazla insan kaybının önüne geçilir, bölgeye istikrar gelir.” REKLAM “Yaraların sarılması konusunda Türkiye’den daha mahir ülke yok” Fidan, bugünkü öbür oturumda da sulh anlaşmasının imzalanmasına müteakip Ukrayna’nın ekonomik olarak nasıl ayağa kalkabileceğine ve öbür sorunların nasıl giderilebileceğine ilişkin görüşlerin ortaya koyulduğunu anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda fazla hassas olduğunu belirten Fidan, “Yaraların sarılması konusunda Türkiye’den daha mahir bir ülke yok. Hem kendi yaralarımızı hem ihtiyacı olan muhtaçların yaralarını sarmada biz iyiyiz. Ekonomik yatırım, amel adamlarımızın becerisi, bilhassa altyapı alanlarında bu fevkalade önemli. Yani barışın inşallah gelmesiyle beraber ekonomik canlanmanın ve kalkınmanın da oluşmasında Türkiye aka rol oynayacak diye değerlendiriyoruz.” dedi. Fidan, öbür devlet başkanlarıyla görüşmeleri de olduğunu ve önemli konulara değindiklerini aktararak, Avrupa Birliği (AB) yetkilileri ile de gündemi ilgilendiren konuları değerlendirdiklerini söyledi. İsrail’in, Somaliland bölgesini “bağımsız ve egemen devlet” olarak tanımasına ilişkin Fidan, “Biliyorsunuz ilk tanıma olayı gerçekleştiğinde, buna hem Türkiye olarak fazla ciddi bir karşı duruş sergiledik, bir de bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle bir araya gelerek ortak bir izah yaptık. Egemen bir ülkenin toprağını bu şekilde parçalamaya yönelik davranışların kabul edilemeyeceği, bölgemizde ‘böl-parçala-yut veya yönet’ tarzı politikaların artık geride kaldığını, bölge ülkelerinin dayanışma içerisinde buna geçit vermeyeceğini biz anlatım ediyoruz.” diye konuştu. REKLAM Fidan, Somaliland ile Somali’deki merkezi hükümet arasında uzun zamandır iç problemler olduğuna ve bunu çözmeye çalıştıklarına işaret ederek, Türk Dışişleri Bakanlığında da arabulucu olarak bu konudan mesul bir büyükelçi bulunduğunu belirtti. “Somaliland’i İsrail’in tanıması bir gayrimeşruluğu temsil ediyor” Somaliland’in statüsünün Somali içerisinde uzun süredir tartışılan bir konu olduğuna dikkati çeken Fidan, şunları kaydetti: “Ama biz Birleşmiş Milletler kararları ve kendi politikamız ve öbür uluslararası teamüller çerçevesinde Somali’nin toprak bütünlüğünü her zaman sonuna kadar savunduk. Kendi iç sorunlarını barışçıl şekilde halletmelerini her zaman bekledik. Fakat Somaliland’i tanıya tanıya İsrail’in tanıması, mini minnacık bir hakları varsa da herhangi bir şeyle alakalı, aslında bir gayrimeşruluğu temsil ediyor. İsrail gibi gayrimeşruluğun merkezi olan bir aktör Somaliland’in her tarafına destek verse ne olur yani? Tabii, bu önemli bir şey. Jeostratejik açıdan bir hamle, bir kuvvet ortaya koymaya çalıştıklarını görüyoruz.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.