Netanyahu’dan Kudüs hadsizliği!
134 okunma

Netanyahu’dan Kudüs hadsizliği!

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te yaptığı bir konuşmada, Kudüs'ün kendilerine ait olduğuna ilişkin ifadelerde bulundu

ABONE OL
Eylül 16, 2025 20:00
Netanyahu’dan Kudüs hadsizliği!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Kudüs’te bir etkinliğe katıldı. Netanyahu Kudüs’e dair konuşmasında “Biz buradayız. Kudüs bizim şehrimiz Sayın Erdoğan, sizin değil. Bizim şehrimiz ve hep bizim şehrimiz olacak. Tekrar bölünmeyecek.” diyerek haddini aşan ifadelerde bulundu. “NETANYAHU HİTLER İLE İDEOLOJİK AÇIDAN ADETA AKRABADIR” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in, Katar’da Hamas müzakere heyetine saldırısına ilişkin, “Müzakere heyetinin, bu kalleş saldırının hedefi olması, uluslararası sisteme ve hukuka apaçık meydan okumadır.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’ne katılmasının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı. REKLAM Katar hükümetinin çağrısı üzerine düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi’ndeki temaslarını tamamladıklarını belirten Erdoğan, “İsrail, bölgedeki haydutluklarını pervasızca sürdürüyor. Gazze, Suriye, Lübnan, Yemen ve İran’a yönelik saldırılardan sonra bu kere Gazze’de sulh müzakerelerini yürüten heyeti Katar’da hedef aldı.” ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müzakere heyetinin, bu kalleş saldırının hedefi olması, uluslararası sisteme ve hukuka apaçık bir meydan okumadır. Bu, alçakça saldırı, müstakil ve sulh yanlısı bir ülkenin egemenliğinin aleni ihlalidir. İsrail’in işgalci ve terörist zihniyetinin geldiği noktayı bir kere daha gözler önüne sermektedir. Tüm dünya artık, İsrail’in uluslararası düzene aleni bir tehdit teşkil ettiğini görüyor. Türkiye olarak, kardeş Katar’ın ve Filistin halkının yanında olduğumuzu en güçlü şekilde anlatım ediyoruz. Bu vesileyle İsrail’in devlet terörüne kurban giden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.” değerlendirmesinde bulundu. – “Türkiye, her koşulda Filistin davasının bayraktarı olmayı sürdürecektir” Zirveye, fazla sayıda devlet ve hükümet başkanının iştirakini fazla anlamlı bulduğunu söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti: REKLAM “Zirvemiz, İslam dünyasının İsrail saldırganlığına karşı ortak iradesini ve Katar’la olan dayanışmasını güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Bugün kabul ettiğimiz bildiride, İsrail saldırısının tüm İslam devletlerine yönelik olduğunu vurguladık. Ayrıca İsrail’in Filistin halkına karşı insanlık dışı eylemlerini durdurmak için olası olan tüm yasal ve etkili tedbirlerin alınması çağrısında bulunduk. Ülkemizin öncülüğünü yaptığı gibi İsrail’le diplomatik ve iktisadi ilişkilerin gözden geçirilmesi iç ilave tedbirleri değerlendirdik. Zirve vesilesiyle Katar Emiri başta olmak üzere fazla sayıda liderle de görüşmelerim oldu. İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanı olarak, Filistinli kardeşlerimizin haklarının savunulması noktasında üstümüze düşeni yapmanın gayreti içindeyiz. 25 Ağustos’ta çağrımız üzerine yapılan Olağanüstü Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda soykırımcı İsrail’in işgal ve ilhak politikalarına karşı ortak tavrımızı ortaya koyduk. Önümüzdeki günlerde yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında da insanlık cephesinin genişlemesini temenni ediyorum. Bu zorlu mücadele hem Filistin halkı hem de uluslararası hukukun ve insanlık onurunun savunulması için hayati bir hal almıştır. Türkiye, her koşulda Filistin davasının bayraktarı olmayı sürdürecektir. Bu, inancımızın ve tarihimizin bize yüklediği bir sorumluluktur. Nihai hedefimiz barışı, adaleti ve insanlık onurunu yargıç kılmaktır. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.” “İsrail, zulmünü artırdıkça gerçek yüzü de ortaya çıkıyor” Bir gazetecinin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun iki devletli çözüm için New York Bildirgesi’ni 142 “evet” oyuyla kabul ettiğini anımsatarak, “Önümüzdeki hafta siz, Birleşmiş Milletler’de, Genel Kurul’da olacaksınız. Filistin Devleti’ni tanıyacağını ilan eden fazla sayıda Batılı ülke var. Dolayısıyla Türkiye’nin çabaları açısından baktığımızda bu bir kırılma mıdır? Filistin davası açısından bunu bir kırılma noktası olarak görür müsünüz ve nasıl etkiler? Bundan sonraki süreçte ‘evet’ diyenlerin ilk atması gereken adım acaba nedir?” sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi: REKLAM “İsrail, zulmünü artırdıkça gerçek yüzü de ortaya çıkıyor. Filistin’de yıllardır sistematik bir şekilde devam eden İsrail zulmünü görmezden gelenler dahi, ‘artık bu kadar da olmaz’ demeye başladılar. BM Genel Kurulu’nda sizin de anlatım ettiğiniz gibi, 142 ülkenin ‘evet’ oyuyla kabul edilen New York Bildirgesi, Filistin meselesinde diplomatik dengeleri kökten değiştiren bir süreç olmuştur. Son dönemde BM oylamalarında çıkan sonuçlar, İsrail’in giderek yalnızlaştığını göstermektedir. Türkiye’nin yıllardır her platformda savunduğu iki devletli çözüm tezi, artık küresel çoğunluğun ortak iradesi haline gelmiştir. Türkiye açısından baktığımızda diplomatik mücadelemizin haklılığı tescillenmiştir. Bir yönüyle BM zemininde alınan bu kararlardaki irade değişiklikleri, İsrail’in soykırım uyguladığının açıkça ortaya çıktığını göstermektedir. Bu, bugüne kadar oylamalarda ‘evet’ diyenlerin yanında yer almayanların da belki zaman içerisinde ‘evet’ yönünde rey kullananların arasına katılmasına vesile olabilir. Filistin’in Batılı ülkelerce devlet olarak tanınması, ben inanıyorum ki İsrail’i daha fazla köşeye sıkıştıracaktır. Biz, bir kere daha BM zemininde bunu haykıracağız. Mazlumların çığlığını dünyaya inşallah duyuracağız.” “İsrail, bir dine değil bir sapkın ideolojiye hizmet etmekte” Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede “vadedilmiş topraklar” anlayışıyla sınırların yeniden çizilmeye çalışıldığı, fitne ve işgal senaryolarının devreye sokulduğu bir dönemden geçildiği, Türkiye’nin bu senaryolara karşı hangi tutumu takınacağı ve İslam dünyasına bu süreçte mesajının ne olacağının sorulması üzerine, şunları kaydetti: “Bir kere şunu fazla aleni net ortaya koyalım. İsrail, bir dine değil bir sapkın ideolojiye hizmet etmektedir. Bu özelliğini bir kere gözden geçirelim. Netanyahu ve çetesi, dünyaya sadece siyonizmin uyduruk masallarını anlatıyor. BM şartı, devletlerin toprak bütünlüğünü, egemen eşitliliğini ve sınırlarının zorla değiştirilmemesini emreder. Bunu görmemiz lazım. Dolayısıyla ‘vadedilmiş topraklar’ kavramıyla oluşturulan senaryolar, hukuken geçersiz ve meşruiyetten yoksundur. İsrail’i yönetenler kendi radikal anlayışlarını, faşist bir ideolojiye dönüştürmüş bir cinayet şebekesinden öbür bir şey değil. Bu yönüyle Netanyahu, Hitler ile ideolojik açıdan adeta akrabadır. Böyle bir özelliği var. Nasıl Hitler, kaydettiği ilerlemenin etkisiyle kendini bekleyen hezimeti göremediyse, Netanyahu da aynı nihai akıbeti yaşayacaktır. Ben buna inanıyorum.” REKLAM İsrail’in, Müslümanlara, Hristiyanlara olduğu kadar Musevilere de ziyan verdiğini vurgulayan Erdoğan, “İsrail’in soykırımlarına karşı çıkan Musevilere kulak verdiğinizde siyonizmin nasıl tehlikeli bir ideoloji olduğunu net bir şekilde görürsünüz. Siyonist İsrail, illa bir yerle irtibatlandırılacaksa o, terörizm ve faşizmdir.” diye konuştu. Erdoğan, “İsrail, inancımıza göre bizim peygamberlerimiz olan Hazreti Musa ve öbür peygamberlerin mübarek hatıralarını ve taşıdıkları ilahi mesajları kirletemez. İslam dünyası, peygamberlerine yönelik bu alçak saldırıya ilimle, irfanla karşılık vermelidir. İslam ülkelerinin kendi aralarında güvenlik, işbirliği, istihbarat paylaşımı ve kriz yönetimi mekanizmaları geliştirmeleri de hayati önemdedir. Ben bilhassa Peygamberimizin, ‘Ey Allah’ın kulları kardeş olun’ çağrısına uyarak kardeşliğimizi pekiştirelim diyorum.” sözlerini sarf etti. “Terörsüz Türkiye süreci hedefe odaklanmış bir şekilde devam etmekte” Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Terörsüz Türkiye sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan komisyon bir yandan çalışırken, bir yandan da sahada sanki bir duraksama gözlemleniyor. Terörsüz Türkiye süreci nasıl devam ediyor? İstenilen seviyede midir? Nasıl değerlendirirsiniz?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Terörsüz Türkiye süreci kararlılıkla ve hedefe odaklanmış bir şekilde devam etmektedir. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Terörsüz Türkiye hedefimizin yalnızca emniyet değil, demokratik meşruiyet temelinde yürütüldüğünün de en net göstergesidir. Süreç, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi tahkim edecek biçimde ivme kazanmaktadır. Ayrık otları temizlenmediği takdirde mahsulü zayıflatır ve verimi düşürür. İnanıyorum ki birlik ve beraberliğimiz o zararlı otları kökünden kurutacak, sürecin menzile varmasıyla ülkemiz daha da güçlenecektir. Bu nedenle sahada her adımı yakından takip ediyoruz. Komisyon içindeki arkadaşlarımız da fazla hassas bir şekilde süreci takip ediyorlar. Milletimizin desteği ve hayır duası en aka güvencemizdir. O aka destek sayesinde ülkemize karşı kurulan tuzakları bozduk ve bozacağız. Milletim şunun farkında olsun; biz, ne yaptığımızı fazla fakat fazla iyi biliyoruz. Toplu vuran yürekleri topun sindiremeyeceğini akıllarımızdan bir lahza dahi çıkartmıyoruz, çıkartmayalım. Terörsüz Türkiye sürecini sadece bugünü değil, geleceği de güvence altına almak için kapsamlı bir emniyet anlayışıyla yürütüyoruz. Vakti, zamanı geldiğinde bu sözlerimiz daha net anlaşılacaktır.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.