İsrail’in Filistinli esirlere yönelik "idam yasası" Gaziantep ve çevre illerde protesto edildi
İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan "idam yasası", Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman ve Kilis'te protesto edildi.
İsrail'in Filistinli esirleri hedef meydan "idam yasası", Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman ve Kilis'te protesto edildi.Gaziantep Ulu Cami önünde cuma namazı sonrası toplanan vatandaşlar, ABD ve İsrail aleyhine sloganlar attı.Grup adına izah yapan Muhammed Emin Bilgin, İsrail'in Filistin topraklarında işlediği suçların herkesin malumu olduğunu, 1967'deki işgalden bu yana ilk kere Mescid-i Aksa'nın 41 gün kapatıldığını belirtti.Bilgin, şu ifadeleri kullandı: "Bu zulüm dalgası sadece Filistin topraklarıyla sınırlı kalmamış, işgalci rejimin saldırganlığı tüm bölgeyi bir ateş çemberine sürüklemiştir. Lübnan'da sivil yerleşim yerlerine yağdırılan bombalar, Suriye'de bitmek bilmeyen istikrarsızlaştırma çabaları, İran'da 160 kız çocuğunun okuduğu okula yapılan zalim saldırı ve coğrafyamızın genelinde körüklenen bu cenk iklimi, sistematik bir soykırımın ve yayılmacı bir vahşetin dışa vurumudur. İşgalci rejimin hapishanelerinde tutsak tutulan 12 bin masum Filistinli kardeşimizin idam edilmesine ilişkin insanlık dışı bir karar verilmiştir. Bizler bu kararı kabul etmiyoruz. Hiçbir hukuk ilkesine dayandırılamayan bu cani tutum, ahlaksızlığın ve alçaklığın boyutunu gözler önüne sermektedir."ŞanlıurfaBalıklıgöl yerleşkesindeki Dergah Camisi önünde Şanlıurfa Sivil Toplum Kuruluşları Platformu öncülüğünde düzenlenen etkinlikte katılımcılar, ABD ve İsrail'in saldırılarını kınadı.Platform adına basın açıklamasını okuyan Hüseyin Tekdemir, bugün sadece bir protesto için değil, insanlığın gözü önünde süregelen bir soykırımı, aleni bir zulmü ve tarihin gördüğü en aka adaletsizliklerden birini haykırmak için toplandıklarını söyledi."Gözü dönmüş, azgın bir küme siyonist" tarafından planlanmış ve uygulamaya konulmuş us almaz bir dönemi yaşadıklarını anlatım eden Tekdemir, yasa geri çekilene kadar mücadelelerinin süreceğini bildirdi.KahramanmaraşKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İnsan Hakları ve Özgür Gençlik Öğrenci Topluluğu öncülüğünde Merkez Cami bahçesinde toplanan öğrenciler, "idam yasası"na tepki gösterdi.Grup adına izah yapan Hilal Parlak, siyonist İsrail rejiminin on yıllardır süregelen işgal, tehcir ve katliam politikalarına bir yenisini daha eklediğini söyledi.İşgal altındaki topraklarda direnen Filistin halkının iradesini kırmak amacıyla siyonist meclis tarafından onaylanan "idam yasası"nın uluslararası hukukun aleni ihlali olduğunu vurgulayan Parlak, şöyle konuştu: "Bu bir hukuk kararı değil, cinayet şebekesinin infaz ilanıdır. Bir halkın kendi topraklarını savunması en meşru haktır. Siyonist rejimin bu meşru savunmayı terör olarak yaftalayıp kardeşlerimizi idam sehpalarına gönderme kararı, işgalin acziyetini ve korkusunu göstermektedir. Fakat şu fazla iyi bilinmelidir ki, zindanlardaki direniş asla diz çökmeyecektir."Malatyaİnönü Üniversitesi Camisi çıkışında toplanan öğrenciler, İsrail ve ABD saldırılarına tepki gösterdi.Grup adına izah yapan Abdülselam Yakut, "İşgalci rejimin hapishanelerinde tutsak tutulan 12 bin masum Filistinli kardeşimizin idam edilmesine ilişkin insanlık dışı bir karar verilmiştir. Bizler bu kararı kabul etmiyoruz." ifadelerini kullandı.AdıyamanAdıyaman Meydan Camisi önünde toplanan Filistin Dayanışma Platformu üyeleri, şehir meydanında ABD ve İsrail'in saldırılarına tepki gösterdi.Grup adına izah yapan Abdulkadir Yılmaz, İsrail rejimi tarafından, Gazze'de soykırım yapıldığını anlatım etti.Filistinli esirlere uygulanması öngörülen idam cezasına tepki gösteren vatandaşlar, açıklamanın ardından dağıldı.KilisKayabaş Camisi avlusunda toplanan Sivil Dayanışma Platformu üyeleri, ABD ve İsrail'in saldırılarını kınadı.Platform adına izah yapan Kilis Genç Memur-Sen İl Başkanı Fatih Akkurt, İsrail'in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırmasının bir vahşet olduğunu belirtti.İsrail rejimi tarafından Gazze'de soykırım yapıldığını vurgulayan Akkurt, "İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan öbür bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki Hitler ile aynı akıbeti yaşayacaktır." dedi.