Çin’deki kritik zirvede tek Türk konuşmacı olan Ali Babacan’dan önemli mesajlar

Tsinghua Üniversitesi PBCSF tarafından düzenlenen 2026 Küresel Finans Forumu'nda kürsüye çıkan DEVA Partisi Lideri Ali Babacan ; iş, akademi ve iktisat dünyasından üst düzey isimlerin katıldığı oturumda küresel ekonomik işleyişi değerlendirdi. Konuşmasında dünyaya cihet veren iktisat kuruluşlarında ülkelerin söz ve rey hakkına dair daha kapsayıcı bir model olması gerektiğini vurgulayan Babacan, fazla taraflılık ve itimat vurgusu yaptı."FİNANSAL ARAÇLARIN SİLAH HALİNE GETİRİLMESİ..."Bazı ülkelerin finansal araçları birer silah gibi kullandığına dikkat çeken Ali Babacan, biricik taraflı kısıtlamaların küresel sisteme ziyan verdiğini belirterek şunları söyledi: "Bugün finansal araçların silah haline getirildiğini daha fazla görüyoruz. Bazı ülkelerin kendi rezervlerine erişiminin sınırlandırıldığını gördüğümüzde ya da işlemler bakımından sınırlamalar getirildiğini gördüğümüzde, bilhassa de bu kararlar sadece biricik bir ülke tarafından biricik taraflı biçimde alındığında, endişe düzeyi giderek yükseliyor ve itimat aşınıyor. Ne yapılması gerektiğine ilişkin öngörülebilir kurallara sahip olmamız gerekir. Rezervlere getirilecek sınırlamalar veya kısıtlamalar ya da işlemlere getirilecek sınırlamalar hakkında karar verecek fazla taraflı bir mekanizmanın bulunması gerekir. Orantılılık gibi normlara sahip olmamız gerekir; ya da bu yaptırımlar uygulanmadan önce fazla taraflı bir gözden geçirme mekanizması olmalıdır. Belki de yaptırımların son çare olarak kullanılması kural haline gelmelidir. Eğer bir yaptırım uygulanacaksa, buna Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ya da bunu yapma yetkisine ve meşruiyetine sahip benzer bir mekanizma tarafından karar verilmelidir. Dolayısıyla itimat fazla önemlidir ve çok, fazla hızlı biçimde aşınmaktadır."EKONOMİ KURULUŞLARINDA ÜLKELERE OY VE SÖZ HAKKI ÖNERDİIMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlardaki mevcut idare modelinin adaletsiz olduğuna değinen Babacan, söz ve rey ağırlığının dengelenmesi gerektiğini şu sözlerle anlatım etti: "Bretton Woods kurumları da iç olmak üzere birçok uluslararası kurumda söz ve rey ağırlığı hiçbir zaman demokratik ya da adil olmadı. Bunun anlamı şu: Ülkelerin uluslararası kurumlardaki söz hakkının kendi ağırlıklarını yansıtacak şekilde temsil edilmesi gerekir ki bu uluslararası kurumların aldığı kararlar küresel ya da bölgesel meşruiyete sahip olabilsin. Dolayısıyla uluslararası finans kuruluşlarında karar alma süreçleri bakımından kapsayıcılık çok, fazla önemli bir konudur. Kapsayıcılığın bir öbür boyutu da likiditeye erişimdir. Likiditeye erişim bazı ülkelerin ayrıcalığı olmamalı; tüm ülkeler için öngörülebilir ve erişilebilir bir imkân olarak görülmelidir. Özellikle IMF bünyesinde, ülkelerin belirli kriterlere göre ön yeterlilikten geçirilmesine ilişkin bazı çalışmalar zaten var. Böylece bir acil hal yaşandığında likidite fazla hızlı biçimde sağlanabilir. Dolayısıyla kapsayıcılık açısından, söz ve rey ağırlığı ile acil durumlarda likiditeye erişim, üzerinde çalışılması gereken çok, fazla önemli alanlardır diye düşünüyorum.""FARKLI SİSTEMLER GÜVENLİ ALTERNATİFLERE YÖNELTİR"Küresel ekonomide artık merkezi bir koordinatörün bulunmadığını ve birdenbire fazla sistemin bir arada mevcut olduğunu belirten Babacan, bu yapıların uyumuna dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Hedef daha fazla bağlantısallık ve daha fazla ortak protokol olmalıdır. Bu da mesajlaşma ve kimlik doğrulama alanlarında standartlara sahip olmamız gerektiği anlamına gelir. Birden fazla sistemin bulunması muhtemelen kaçınılmaz olacak. Sistemler derken ödeme ağlarından veya dijital nakit birimlerinden söz ediyorum. Rezerv nakit birimleri açısından da daha fazla çeşitlenme olacaktır ve bu giderek daha fazla yaşanacaktır. Çünkü itimat eksikliği, insanları kaçınılmaz olarak yeni alternatifler, mümkünse daha güvenilir alternatifler bulmaya yöneltir. Farklı sistemler bir arada mevcut oldukça, farklı sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışabilmesi fazla önemli bir konu haline gelecektir.""YENİ PARA DÜZENİNİN BAŞARISI KİMİN KAZANDIĞIYLA DEĞİL, NE KADAR UYUM İÇİNDE OLDUĞUYLA ÖLÇÜLECEK"Babacan, yeni kurulacak nakit düzeninin başarı kriterinin bir mücadele veya kazanan yaratmak olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu: "Özetle, yeni nakit düzeninin başarısı kimin kazandığıyla ölçülmeyecek. Bu, birbirimizle savaştığımız bir mücadele değil ve örneğin kimin kazanacağı meselesi de değil. Başarı nihayetinde sistemin ne kadar güvenilir ne kadar kapsayıcı ve farklı sistemlerle ne kadar uyum içinde olduğuyla ölçülecek. Türkiye gibi dünyayla güçlü bağları olan ekonomiler açısından hedef, kontrolsüz bir ayrışma değil, ortak kurallar çerçevesinde yönetilebilir bir rekabettir. Aksi halde kendimizi fazla daha zor durumların içinde bulabiliriz. Unutmayalım ki örneğin yalnızca biricik bir rezerv nakit ihraç eden ülkeden kaynaklanan yayılma etkileri değildir; aynı zamanda orta ve uzun vadede nihayetinde hepimizi etkileyecek olası geri yansıma etkileridir.""ULUSLARARASI PARA SİSTEMİNDE KAÇINILMAZ BİR EVRİM YAŞANIYOR"Dünyanın geçmekte olduğu zorlu döneme dikkat çeken Babacan, uluslararası nakit sisteminin geleceğine ilişkin, "Şu lahza itibarıyla bu evrimin nereye varacağını veya nihayetinde sistemi nasıl şekillendireceğini henüz bilmiyoruz. Türkiye gibi bölgesel güçler açısından öncelik elbette finansal istikrar, ticaret akışlarının sorunsuz işlemesi ve acil durumlarda likiditeye erişimdir" ifadelerini kullandı."G20 ŞU ANDA İYİ İŞLEMİYOR; EN ACİL İHTİYAÇ ABD-ÇİN ARASINDA İSTİKRARLI DİYALOGDUR"Konuşmasının ardından gelen soru-cevap bölümünde G20'nin işleyişine değinen Babacan, küresel güçlerin doğrudan iletişim kurması gerektiğini belirterek eleştirilerini şöyle tamamladı: "G20'nin iyi tarafı, yeterince temsil kabiliyetine sahip olması, fakat aynı zamanda etkileşimli bir diyaloğa imkân verecek kadar da ufak olmasıdır. Büyük masalarda, aka fazla taraflı kurumlarda gerçek bir diyalog mekanizması kurmak fazla zordur çünkü sayı buna ruhsat vermez. Sadece açıklamanızı yapar ve oradan ayrılırsınız. Fakat G20 masası etkileşimli ve verimli bir görüşme yapılmasına imkân verecek kadar küçüktür. Buna rağmen, bazı ülkelerin kendi biricik taraflı siyasi ve ekonomik hedeflerinin peşinden gitmesi G20'nin işleyişine bir ölçüde ziyan vermiştir. G20 şu anda iyi işlemiyor. Fakat G20'den önce, bence en acil ihtiyaç ABD ile Çin arasında istikrarlı ve daimi bir diyalog mekanizmasıdır. Çünkü finansal meselelere baktığımızda ABD ile Çin'in konuşması gerekir. Teknolojiye baktığımızda, bilhassa yapay zekânın düzenlenmesi gibi konularda ABD ile Çin'in konuşması gerekir. Jeopolitikten bahsettiğimizde ister dünyanın bu bölgesinde ister öbür bölgelerinde yaşansın, gene ABD ile Çin'in birbiriyle konuşması gerektiği görülüyor. ABD ile Çin'in Pekin'de İran hakkında konuşması, artık birçok jeopolitik meselede konuşmaları gerektiği anlamına geliyor. Dolayısıyla bu iki ülke arasında doğrudan iletişim hatları ile istikrarlı iletişim ve diyalog mekanizmaları bulunmalıdır ki öbür fazla taraflı platformlar daha verimli ve daha etkili biçimde işleyebilsin."Kaynak: Haberler.com
Benzer Videolar