AK Parti Sözcüsü Çelik: Cumhurbaşkanımız, Netanyahu ile aynı zirvede olmayı kabul etmezdi
Ak Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. MKYK toplantısı sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÇELİK: NETANYAHU'NUN BAŞTA BU ZİRVEYE KATILMASI SÖZ KONUSU DEĞİLDİ Sözcü Çelik, Mısır'daki Gazze zirvesine giden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uçağının pisti önce pas geçip daha sonra Şarm El Şeyh Havalimanı'na inmesiyle ilgili konuştu. Çelik, şunları söyledi: "Netanyahu'nun en başta bu zirveye katılması söz konusu değildi. Ancak biz her türlü senaryoya amade olduğumuz için, böyle bir hal gerçekleştiğinde nasıl davranılacağıyla ilgili bir çalışma yapılmıştı."CUMHURBAŞKANIMIZ HİÇBİR ŞEKİLDE NETANYAHU İLE AYNI ZİRVEDE BULUNMAYI KABUL ETMEZDİ"Sonuç olarak şunu söyleyebilirim: Cumhurbaşkanımız net iradesi son radde kesindir. Cumhurbaşkanımız hiçbir şekilde Netanyahu'nun aynı fotoğraf kararının içinde olmasını, aynı zirvede bulunmasını veya aynı masada oturmasını kabul etmezdi."AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başları şu şekilde: "Cumhurbaşkanımızın bir numaralı meselesi Gazze oldu. Bu meselede, ilk olarak bir ateşkesin sağlanması; ateşkesin ardından da kalıcı barışa ulaşacak mekanizmaların ve araçların oluşturulması için fazla aka mücadeleler verildi."NETANYAHU'NUN SİYASİ KARİYERİ KATLİAMA BAĞLI"Dün Şarm El-Şeyh'te gerçekleşen, Gazze için yapılan niyet beyanıyla birlikte, Başkan Trump'ın başlattığı sulh girişimine verilen destek net bir biçimde ortaya konmuş oldu. Bu çerçevede, tutukluların ve rehinelerin serbest bırakılması da önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.Netanyahu'nun siyasi kariyerinin katliama bağlı olduğu açıktır. Katliam yapmayı alışkanlık haline getirmiş bir siyasi figür olduğu son radde nettir. Dün, uluslararası bir iradenin bu şekilde ortaya çıkması karşısında, şimdilik Netanyahu hükümetinin buna bir şekilde uyum göstermiş olduğu görülmektedir. Ancak dediğim gibi, gidilecek daha fazla yol vardır; süreç provokasyona son radde açıktır.Buna rağmen, Sayın Cumhurbaşkanımızın da Katar, Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri ile yürüttüğü temaslar, yeni bir aşamayı anlatım etmektedir. Bu, soykırım politikalarına karşı orada bulunan tüm liderlerle beraber uluslararası bir iradenin net bir biçimde kendisini göstermesi anlamına gelmektedir. Ayrıca, uluslararası bir garantörlüğün olması gerektiği de aleni bir şekilde ortaya çıkmıştır. Gelinen nokta itibarıyla, bundan sonrasında kalıcı barışın nasıl sağlanacağına dair pakt konusunda ilerlemenin yolu açılmıştır."CUMHURBAŞKANIMIZ MÜCADELESİNDE ISRARCI OLDU"Cumhurbaşkanımıza yakından şahidiz; hangi badirelerle mücadele ettiğini, hiçbir zaman geri adım atmadığını ve ortaya koyduğu çerçevede daimi ısrarcı olduğunu biliyoruz. Bu mücadelenin kamuoyuna yansıyan yönleri olduğu gibi, aka ölçüde yansımayan tarafları da vardır. Bu nedenle, bu mücadeleye girerken bir lahza bile vazgeçmeyen, sonuna kadar kararlılıkla sürdürüyor."ODAK PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN FESHİ VE SİLAH BIRAKMASI İLE İLGİLİDİR"Terörsüz Türkiye'nin bir takım odaklar tarafından sabote edilmesine müsaade etmeyeceğimiz gibi Suriye'de SDG gibi yapılardan sürecin sabote edilmesine karşı duracağımızı da anlatım etmek isterim. Odak PKK terör örgütünün feshi ve silah bırakması ile ilgilidir.Suriye'nin güneyindeki ayrılıkçılık peşindeki Dürzi gruplar temsil etmiyorsa aynı şekilde Kürtlerin Alevilerin Nusayrilerin iradesini temsil etmeyen bir takım yapıların da terör yoluyla bölgeyi istikrarsızlaştırma çalışmalarına da müsaade etmeyeceğiz."ÖZGÜR ÖZEL'İN SÖYLEDİĞİ HER ŞEY POLİTİKA MAGAZİNLE İLGİLİDİR"Öte yandan, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanımıza yönelik olarak yalnızca magazin düzeyinde değerlendirilebilecek, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bazı yaklaşımların üretilmeye çalışıldığını da görüyoruz. Bu radde politik magazinin, bir siyasi partinin umumi başkanı tarafından hariç siyaset değerlendirmesi gibi sunulması gerçekten dikkat çekici bir tertip düşüklüğüdür. Özgür Özel'in bugün küme konuşmasındaki söylediği her şey politik magazinle ilgilidir. Süreç olarak bir hariç referansı içeriye argüman olarak sunmak gibi çarpık bir hal var. Güya Türkiye tehdit edilmiş. Dedikodu diyebileceğimiz dünyada kimsenin ciddiye almayacağı bir takım yaklaşımlar koyuyor. Siyonist bir lisan kullanıyor. Özel dışarıdan referans verecekse İspanya Başbakanı Sanchez'i örnek alsın. Keşke İspanya gibi dik durabilseydiniz.BAHÇELİ'NİN "CEMEVİ" AÇIKLAMASIAyrımcılıkla ve eşitsizlikle mücadele ettik. Kendimizi Alevi vatandaşlarımızdan bir parça olarak görüyoruz; biriz, beraberiz. Aynı kaderi, aynı ülkeyi, aynı vatandaşlığı ve aynı dayanışmayı paylaşıyoruz. Her zaman bu bilinçle hareket ettik ve şimdiye kadar bu konularda pek fazla kere son radde ileri adımlar attık. Burada da ayrımcılıkla ve eşitsizlikle mücadele ettik. Kendimizi Alevi vatandaşlarımızdan bir parça olarak görüyoruz; biriz, beraberiz.Aynı kaderi, aynı ülkeyi, aynı vatandaşlığı ve aynı dayanışmayı paylaşıyoruz. Her zaman bu bilinçle hareket ettik ve şimdiye kadar bu konularda pek fazla kere son radde ileri adımlar attık. Bu konuşma çerçevesinde, kendi yetkili kurullarımız da bu sürecin yönetiminde önemli rol oynamaktadır."ASKERİ HASTANELER" KONUSUAskeri hastanelerle ilgili şunları söylemek isterim. Çeşitli savaşlar çatışmalar ve krizler çerçevesinde daimi olarak belli değerlendirmeler şeklinde gözden geçirilmeye devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın bir talimatı var. Tüm bu konularda hangi yaklaşımların güncellenmesi yenilenmesi konusunda bir çalışma yapma talimatı vermiştir. Bu çerçevede MSB bu çalışmaları yapıyor. Askeri hastaneler de değerlendirme içerisindedir. Şimdiye kadar yakın çevremizde çıkan çatışmalarla ilgili TSK değerlendirmeler yaptığında burada bize uzak olan coğrafyalar ile ilgili olarak bile TSK'nin değerlendirme kapasitesinin yüksek olduğunu gördük. Her zaman söylüyoruz binlerce yıllık orduya sahibiz."Kaynak: Haberler.com / Dünya